Engin Özmen, Yüzerlik
Annemi sorsanız bir çiçektir Yıllardır küçük bir saksıda asılı kalmış elleri Ayakları rüzgârda paramparça aksak Boynu bağlanıp bir pencereden sarkıtılan Ağlayangillerden bu yana bir çiçek […]
Annemi sorsanız bir çiçektir Yıllardır küçük bir saksıda asılı kalmış elleri Ayakları rüzgârda paramparça aksak Boynu bağlanıp bir pencereden sarkıtılan Ağlayangillerden bu yana bir çiçek […]
Kadın gider ve bunun şiir olduğu söylenir kadın gider ve bir şair doğar bundan (Ben hangi kadından şair olduğumu bilirim) “Yazın bittiği her yerde söylenir”se […]
insan oldum diye konuştuğumda yetim bir yağmurla ki o zaman da bir dostta kalan külü som bir şüpheyle kardım ben ve böylece yok sayarken bir […]
Tren şehvetle yırtıyor karanlığı Ağzında çelik kokusu, dişlerinde pas Kudurgan hırıltılar kapı ağızlarında Raylarda ceberut bir okşayış Trende bir ergen uyuyor uykuyu unutarak Dağlara ağır […]
Karıştırıyorsunuz efendim, İyi biri olan ben değilim. O öldü: Geçmişin boğazını sıktığı bir uykuda, Veyahut yıldırım düşen bir ağacın altında, Belki de gecenin koynunda boğuldu. […]
öyle der babam, bizimki gönül yorgunluğu iner merdivenlerden, göğsüne tutunarak ekmek derdi diyorlar, dertlerin en güzeli hangi dağı kaldırsam, kabuk bağlıyor toprak sahibi ölmüş eşyanın […]
merhametin parmak uçları soğuk katılaşmış kelimeler ve bir kağıt gibi kıvrılmış günah ihtişamlı tuzaklar sen duvarları biliyorsun -yüksek bağışlamıyorum suya eğilmeyeni bağışlamıyorum sırtım gök çatalından […]
Sonbahar kırıntıları doluyor göz kapaklarıma. Dolu dolu oluyor gözlerimin sürmeleri. Ayaklarımın altında sürünüyor tüm hüzünler… Alt segmentlerde yaşayan kalp atışlarım, Atılıyor huzur bulutlarına tekbirin şanıyla. […]
“ancak bir benzerim öldürebilir beni” Mandelstam Ben henüz ölmemiştim ellerimde salıncak Dağların Kürtçesinde mosmordu intiharlar Bir ova bir rüzgârı sorgulardı çırçıplak Kadının doğurduğu erkeğin acıktığı […]
Leyl, gecenin en karanlık yeri. Yaşam ve ölüm, buğday başakları, yasaklı elma, karabasan köyler, bıçak izi bir yara. Yaşamın bir yüzü, yarısı ölümün, Leyl, kursağında […]
bir kalemtıraşın içine başımı sokup çevirebilir misiniz onca düşünceyi kazıyacak onca hissi açacak parmaklarınız var mı tuğlaları sabahın ilk ışıklarından olan bir mescitte özgeçmişime nehirler […]
Bir ağaç, kesebilirler ağacı, Ağacın ne gelir elinden? Biraz çaba, testere falan, Eh, az çok da zaman, Ağaç devrildi gitti. Bir kuş, vurabilirler bir kuşu […]
Kimin mavi bir giysisi yok ki dolabında? Kim yapmaz ki kahvaltı, binmez ki tramvaya, yok ki ağzında tükenmez cıgarası, cüzdanında tasası? Ben doğmuşum bir kez, […]
Aldanmıyorsam bir zamanlar hayatım,önüne bütün gönüllerin açıldığı, yoluna bütün şarapların döküldüğü bir şölendi. Bir akşamdı dizimi oturttum. Güzelliği – terslik edecek oldu- iler tutar yerini […]
Yoldan geçen yabancı! sana nasıl istekle baktığımı bilemezsin, Sen aradığım erkeksin, ya da aradığım kadın, (sanki bir düş görüyorum.) Bir yerde, tatlı bir yaşamgeçirmiş olacağız […]
ilkyaz: klorofil kokusu sızıyor yeni budanmış ağaçlardan gece/parkta: ganbatısı yeli nitrogliserine bulanmış ben rüzgarda kanatları savurlan sen dünyadan dışarılarda sen&ben sevgilim sen&ben: korunaksız madde […]
Bunu bil diye yazıyorum Ellerim ve kalbim arasında kalmışlığım Utançtan daha fazlası -bu hayatta bir kekemenin söylediğini sandığı şarkı- Ritim tutturamayan bir dansçı gibi Şöhret […]
deftere şiir yazdırtan ağrı, çok ikonik fazla depresif, nefesi sen verdikçe ben aldım uykum yok, öyleyse tüm koyunlar tutuklanmalı -bunu bir bebeğin birey oluşu açıklar- […]
Ağır ağır ölür alışkanlığının kölesi olanlar, her gün aynı yoldan yürüyenler, yürüyüş biçimini hiç değiştirmeyenler, giysilerinin rengini değiştirmeyenler, tanımadıklarıyla konuşmayanlar. Ağır ağır ölür tutkudan ve […]
Müntehir olmak bizim tercihimiz değildi Menekşe, elbette ister gül yaprağı olmayı Hükümdar yine âleme hükümdar Garipler ve şaklabanlar Saraylarda ölmeyi iyileşmek sanıyor Ampirik kölelerin yoksulluktan […]
Merhaba Sözlerime küfürle başlamak istiyorum Yani ben Hiroşima’yı duyunca Japon olan ben Tombul ve yüzü kırışmış kadınları görünce üzülen ben Kapı pervazlarından geçerken besmeleyi unutunca […]
“Bir başka ülkeye, bir başka denize giderim,” dedin, “bundan daha iyi başka şehir bulunur elbet. Her çabam kaderin olumsuz bir yargısıyla karşı karşıya; -bir ceset […]
Uykusunu yarıda bırakan acısını dinlemeye başladı. Acı konuştukça içindeki bütün şehirleri seller bastı. Gözünü karanlığa açamadığı için aydınlığı kaçırdı. Güneş ile arasına ufacık bir acı […]
zembereği bozuk bir andan, yüzündeki korkudan şimdi modern zamanlardan söz edeceğim sana baktıkça bunu okuyabiliyorum efendim diyorum vakit geç oldu bu elbiseleri giymeliyiz sokak adlarını […]
benden yana bir sıcak iklim çaktırma ama aylardan kasım buz gibi soğuk içimde kılıç kuşlarının şarkısı durmadan dirilir bense yeniden yenilirim aklımda tükenmeye yüz tutmuş […]
bugün + 35 spalarla doluysa çantam senle ne ilgisi var diyebiliriz nasılsa hiç sevişmeyeceğiz ve senin bir muharrik gücü kazanıyor gözlerin belki sadece öyle boş […]
isimsizliğim zindanların inşasına çalışır işe yaramaz değildir irkilmelerim bir haziran, yalnız kalmasındı Gurbet o yalnız kalmasın diye üşüdüm her kadın üşür mü dilediğince saçının kıvrımından […]
Seni, anlatabilmek seni. İyi çocuklara, kahramanlara. Seni anlatabilmek seni, Namussuza, halden bilmeze, Kahpe yalana. Ard- arda kaç zemheri, Kurt uyur, kuş uyur, zindan uyurdu. […]
Benim şiirlerde çizdiğim resim Sen miydin hiç görmemiş gibiyim Bu pastel renkler bu siyah fon Aslında var mıydı hiç bilmiyorum O evler bu kadar geri […]
Kuğuların ölüm öncesi ezgileri şiirlerim, Yalpalayan hayatımın kara çarşaflı bekçi gizleri. Ne zamandır ertelediğim her acı, Çıt çıkarıyor artık, başlıyor yeni bir ezgi, -bu şiir […]
Kendine kucak arayan gövde Kendini yok eden gövde Yitirdin kendini işte Artık ne yurt sana Ne varolabiliyorsun başka evde. Bu mum medeniyetinde Bu metal öznede […]
Benim bir hayalim var Kutup yıldızının kıçını tekmelediğim gün Bir şarap şişesini kıracağım Paris’in en kirlenmiş banliyösünde… Sezen Aksu’dan sonra yakılan sigaralar Hep yetim kaldı… […]
Sizin alınız al inandım Morunuz mor inandım Tanrınız büyük âmenna Şiiriniz adamakıllı şiir Dumanı da caba Ama sizin adınız ne Benim dengemi bozmayınız Bütün ağaçlarla […]
“Aşk mektupları elbette yakılmalı, geçmiş en soylu yakacaktır.” (Nabokov) Muhabbet kuşumuz öldü Arkasında uçuşan tüyleriyle mavi bir sonbahar bırakarak Biliyorsun ölüm, mavi boş bir kafestir […]
hiçbir şey duyulmuyor ağzı kabuk bağlı ve ben ne zaman bir ağacın kurtlu, acıtan, yaşlı kabuklarını, ince, biçimsiz, ağır parmaklarımla kopartsam menekşelerimle, şarkılarımla, bir fırtınayla […]
On Kalır benden geriye dokuzdan önceki on Dokuz değil on kalır On çiçek, on güneş, on haziran On eylül, on haziran On adam kalır benden, […]
Philip Seymour Hoffman’a Beş duyu organımla. Sahici ve sahipsiz kuş ölümü olarak anılıyordu adın Buna Ortadoğu ve balkanların tüm Suriyelileri dahil archie Saçlarımın neden bu […]
Dün gece senin küçücük elinle yalnız yattık Yalnız senin küçücük elinle yalnızlık Kandilli ilkokulu kadar kalabalık Zilleri çaldığında düşlerinin Sınıfların kapıları ardına kadar açık Gökyüzünün, […]
Sümeyya’ya, Bursa’nın uzun minareleri arasından, gözleri mavi/yeşil kız çocukları Ellerinde Mardin’den kopardıkları pembe/beyaz güllerle Postaneye doğru ilerliyorlar, böyle bir ilerlemek görülmemiş Sabırla ilerliyorlar, çok güzel […]
Ben ne dersem anlamayacaksın biliyorum Biliyorum anlamak istediklerinin sıyrılmış tarafıdır yerim yurdum Bir trenin ayaklanıp koşmasına inandırmak istiyorum seni Sense takılıp kalıyorsun tutuklanıyorsun Parklarda ki […]