Nadir Aşçı, Kalben Müstafi

öyle der babam, bizimki gönül yorgunluğu
iner merdivenlerden, göğsüne tutunarak
ekmek derdi diyorlar, dertlerin en güzeli
hangi dağı kaldırsam, kabuk bağlıyor toprak

sahibi ölmüş eşyanın derin hürmetiyle
geçiyor hevesler bir bir, günlerim dahası
kağıda yazılmazmış eskiden mühim sözler
kırk odaya sığmıyor şimdi, sandık odası

olduğundan büyük gösteren yaşlar gibiyim
dağılıyor uykum, söz bile ağzımda yara
kendi şerrinden, gölgesine sığınan çınar
diyeceğini deyip, çekiliyor kenara

el örgüsü siyah ellik, saf çelikten bıçak
soluksuz bırakıyor beni, camdaki buğu
her şeyi biliyor, ateşi elinde tutan
öyle der babam, bizimki gönül yorgunluğu

Nadir Aşçı

İZDİHAM

İzdiham 39. sayı çıktı. “Benim içimde biri var. Ne ölüyor, ne sağ bırakıyor.” diyorsanız İzdiham’ı mutlaka okuyun.

İzdiham bu sayısıyla birlikte sinemadan müziğe, edebiyattan psikolojiye kadar birçok alanda farklı bir bakış açısıyla usta ve genç yazarları bir araya getiriyor.

İzdiham, sayıların peşinden değil iyi metinlerin peşinde koşmaya devam ediyor.
Dergimizin 39. Sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın