William Faulkner’in Nobel konuşması: Her şey korkmakla başlar
Bayanlar ve baylar, Bu ödülün şahsıma değil, çalışmalarıma verildiğini düşünüyorum – ızdırap ve terle yoğrulmuş gayesi, zafer kazanmak, hele ki kâr etmek asla olmayan; tek […]
Bayanlar ve baylar, Bu ödülün şahsıma değil, çalışmalarıma verildiğini düşünüyorum – ızdırap ve terle yoğrulmuş gayesi, zafer kazanmak, hele ki kâr etmek asla olmayan; tek […]
Bana iyi haber getirin; ölümden, yenilgilerden bahsetmeyin. Nöbetçiler! Bu adamı dışarı çıkarın; çürümüş et kokuyor. Sıcak yüzünden, efendimiz. Çok uzun yoldan gelmiş. Elbiseleri tozlu: havayı […]
– Kötü, iyiyi tanır ama iyi kötüyü tanımaz. – Önceden yukarılardaydım, şimdi en dipteyim; beni kuşatan tepelere başımı kaldırıp baktığımda boynum kopacak gibi oluyor. – […]
“Çalışkanlığın abartılmış bir erdem olduğuna inanan Bertnard Russell, sıradan bir insanın çalışma süresinin büyük ölçüde azaltılması gerektiğini savundu. Paul Western’e göre, ‘aylaklık’ kavramı hak ettiği […]
Biri ücret teklif edene kadar ücretsiz yaz; kimse 3 yıl içerisinde bir teklifle gelmezse, aslında odun kesmek için yaratılmışsındır. Mark Twain Bir birey ile başlarsan […]
Dua etmek için güneşle birlikte kalk. Tek başına dua et, sık sık dua et. Yollarında kaybolmuş olanlara karşı anlayışlı ol. Cehalet, kibir, öfke, kıskançlık ve […]
Kaybettiklerinin hesabını yaparlar küçük çocuklar; mesela bir bilye oyunda, mesela bir oyuncak yolda… Kız çocuğuysa en fazla tokalarını kaybeder. İşte öyle zamanlardan hemen biraz sonra […]
Yukarıdaki yer Pendik Bit Pazarı. Kurtköy-Pendik bağlantısı üzerinde Sabiha Gökçen Havalananına gelmeden sağda kalıyor. Bit Pazarı’nın ne olduğunu az çok biliyoruz zaten. Aradığınız her şeyi […]
-İnsanlıktan sorumludur şair, dahası hayvanlardan da sorumludur. Bulgularını duyumsatmak, yordamlatmak, dinletmek zorunda olacaktır. Oradan getirdiği şeyin biçimi varsa, onu biçimli verir. Biçimsiz ise biçimsiz aktarır. Bir dil bulmak zorundadır…
-Kendi zamanında evrensel ruhta uyanan bir yığın bilinmezi tanımlayacaktır şair. Düşüncenin formülünden, ilerlemeye doğru gidişin iminden daha fazlasını verecektir. Herkes tarafından sindirilen ölçüsüzlük ölçü olacağından, şair ilerlemenin bir çoğaltanı olacaktır.
Bir adam… Halveti kasvet olmuş, yüklenen ağırlıktan omuzları düşmüş… Boş otel odasının soğukluğu iliklerine kadar işlemiş. Rahatsız olmuyor. Saatlerdir hareketsiz halde yatağının üzerinde oturuyor. İçinde […]
Fareler ve İnsanlar kitabının Nobel ödüllü yazarı John Steinbeck aynı zamanda iyi bir mektup yazarıydı. Aşağıda, 1958 yılında yatılı okulda okurken, Susan isimli bir kıza […]
“Bir yazar, özellikle de genç ve tecrübesiz bir yazar, kendini okurlarına bütün muhtemel soruların tam bir cevabını verme mecburiyetinde hisseder. Vicdanı, gözlerini ıstırap veren meselelere […]
Her insanın özlediği kadardı bayram.
Doğduğumuz ev, tahtadan arabalar, çocukluk arkadaşları, düşe kalka büyüdüğümüz yollar, tırmandığımız kiraz ağaçları, korkusuz yürünen caddeler-sokaklar, uzak mahallelerden bile edindiğimiz arkadaşlar, çocukluk aşkları…
Apartman kapılarından kovulmadığımız, sokaklardan kaçırılmadığımız, camilerden dışlanmadığımız, başımıza çorap örülmeyen o günler…
Kötü nedir bilmeyen çocukların hep iyilerle karşılaştığı dünya…
Kent nedir, kaos nedir, cinnet nedir, büyümek nedir bil¬mediğimiz günler…
Mahallesi, çeşmesi, bakkalı olan bir hayat ve herkesin birbirini tanıdığı, güvendiği günler.
“Susmak insanın sözünü büyütüyorsa bir erdemdir. Bir yaprağı bile kıpırdatamaz yoksa suskunluk. Ne kadar cılız, ne kadar yanlış olursa olsun boşlukta iz bırakacak tek şey […]
Filistin cephesindeki subay arkadaşlarının Cehennem Topçu dedikleri, yüzbaşı Cemil, dürbünü indirmeden kısa kısa gülünce, teyzesinin kızı Neriman gözlerini örgüsünden kaldırıp pencereden baktı : -Neye güldünüz? […]
“Türkiye’deki sahici iktidar, 20.Yüzyıl ilk yarısına kadar İttihat Terakki, ikinci yarısında ise TİP’tir.” Bunu söyledikten sonra, sözü Mehmet Sedes’e* bırakıyoruz: “…Benim kuşağımın mektebi Türkiye İşçi […]
Onur Bayrak’ın İzdiham Dergisi’nde hazırladığı Lügatlere Güncelleme 2016 Ekim ayında İzdiham Yayınları’ndan kitap olarak yayınlanacak. başlamak: 1. Felakete uğramak. 2. Ümit ederek, ufak da olsa […]
Pazarları hep çok sevdim, şu sıkıcı tatil gününden bahsetmiyorum. Semt pazarları, hala bozulmamış kültürel değerlerimizden olan hani. Gereksiz rekabetin yarattığı gerginlikten uzak, her yaştan esnafın […]
* Kimsenin adamı değilim. Adımı duvarlara yazmasınlar. Ne CHE kadar yakışıklıyım, ne ABD kadar vahşi. Kendi halinde biriyim. * Beni denemesinler. Kim bilir ne kadar […]
Kalmaz gerek longaya Şairi bastır tongaya Tuzla şair kokmasın Berkçe bastır kalkmasın İsmet Özel, Of Not Beıng A Jew Şayet benim elime bir şairin müsveddeleri […]
Şövalyemiz hâlâ uyuyordu. Rahip yeğeninden, olayın sorumlusu olan kitapların bulunduğu odanın anahtarını istedi, o da memnuniyetle verdi. Hepsi birlikte, kâhya kadın da aralarında olmak üzere, […]
Sanırım kim olduğumu merak edip duruyorsun, ama sürekli bir adı olmayanlardanım. Adım sana bağlı. Aklından ne geçerse bana öyle seslen. Çok eskiden olmuş bir şey […]
Ezgi Özcan bu hikayesiyle ilk kez İzdiham’da yer alıyor. Kasyun Dağı çikolatalı bir tatlı gibi gözüküyordu… Sanki bir el, çikolatalı tatlının üstüne serpiştirir gibi pudra […]
Bence tüm bu sistemler, insanlığa gerçek, normal çıkarlarının ne olduğunun söylenmesi ve bu çıkarların sağlanmasıyla herkesin hemen iyi ve soylu olacağı fikri, şimdilik sadece varsayımdan ibarettir. Evet […]
Bugün Isaac Babel’in Kızıl Süvariler adlı öykü kitabını okurken bir taraftan da çok sevdiğim Dmitri Şostakoviç’in müziklerini dinliyordum. Şostakoviç için söylenecek çok şey var. Her […]
-Buradaki insanların nasıl olduklarını soracak olursan, sana, ‘her yerdeki gibi’ derim. İnsan soyu yeknesak bir şey. Çoğu yaşayabilmek için vakitlerinin bir bölümünü çalışarak geçiriyor ve […]
Eğer birisiyle karşılıklı kitap takası yapmışsam kesin o kitabı (ç)alamadığım içindir. Yoksa benim takasla ne işim olur! Zinhar !Halbuki kızkardeşimin rafında 10 günlük iznim boyunca […]
Kapağı dahi iştah kesici kitabın sönük sayfalarında ilerlemek benim için hiç kolay olmuyordu. Dili mi ağır gelmişti; yoksa öykü mü sıkıcı tam manasıyla kestiremiyordum. Nedense […]
Onu çılgınca sevmiştim! İnsan neden sever? Dünyada sadece bir varlıktan başkasını görmemek, kafasında sadece bir düşünce olmak, yüreğinde sadece bir arzuyu hissetmek ya da dudaklarında […]
çevrende herkes şaşırsa bunu da senden bilse sen aklı başında kalabilirsen eğer herkes senden kuşku duyarken hem kuşkuya yer bırakır hem kendine güvenebilirsen eğer […]
Tedbirimi almadan, narkozsuz ameliyata aldığım şu zavallı böcekler aklıma düştükçe hala tüylerim ürperiyor. Kerpiç evlerin ne kedisi, ne bulguru, ne de faresi eksik olur. İşte […]
İnsanlık düzeni, bir düzensizliktir henüz; haksızdır, geçicidir, ölünür orada, açlıktan öldürülünür; ne var ki, insanlarca kurulmuştur, onlarca ayakta tutulmakta ve savaşı yapılmaktadır. Bu düzende […]
Can tatlıdır. İnsanoğlu şiire gelinceye kadar canının kıymetini bilir. Herkesin bünyesinde hayvanlık temelinden yükselen bir “kendi olma” hali şiirle tanışma öncesinde hükümranlığını […]
Yirminci yüzyılın en etkili düşünürlerinden olan psikanalist Jacques Lacan, 1930’lardan başlayarak ün kazanmış, Fransız düşüncesi üzerine etkisini ise en çok 1950-75 arasında göstermişti. Lacan, demokratik […]
Ne yapmak gerek peki? Sağlam bir arka mı bulmalıyım? Onu mu bellemeliyim? Bir ağaç gövdesine dolanan sarmaşık gibi, önünde eğilerek efendimiz sanmak mı? Bilek gücü […]
Kurbana değil saldırgana acımak, kurbandan taraf değil de saldırgandan taraf hissetmek, saldırganla özdeşleşmek mümkün olabilir mi? Düşününce tüylerimizi diken diken eden bu durumun ilk bakışta […]
Birkaç zamandır bazı yazılar çıkıyor. Bunlarda, kötümser sayılan kimi yapıtların insanı dosdoğru en aşağılık köleliklere götürdükleri ortaya konmak isteniyor. Bu yazılarda yürütülen akıl bir hayli […]
Hayır, biz müziği, heykeli ve resmi «de bağlamak» istemiyoruz, ya da, hiç olmazsa, aynı biçimde bağlamak istemiyoruz. Hem sonra neden isteyecekmişiz? Geçmiş yüzyıllardaki bir yazar, […]
İçli bir akşam, şehrin bütün ışıkları yanmış buna nispet. Yıkılışını izleyen ben miydim yalnız? Şehrimin direkleriydi yıkılan. Ve göremiyordu kimse. Ya da ben öyle […]