Bilmek Vaktidir Yayına Başladı

Adını şair İlhami Çiçek’ten ve şiirlerinden alan yeni kültür-sanat portalı Bilmek Vaktidir, farklı isimleri, bölümleri, alanında isim yapmış yazarları ve dosya konularıyla yayın hayatına merhaba dedi.

Belli bir üslup etrafında, farklı başlık ve yazıları bir araya getirerek kültür alanına yeni bir dinamizm katmayı hedefleyen portal, İlhami Çiçek’in ailesi tarafından kuruldu.

Bilmek Vaktidir’in genel yayın yönetmeni koltuğunda Zeynep Delav bulunuyor.

İlk dosya konusunu “Temalar” başlığı altında Safiye Erol’a ayıran Bilmek Vaktidir, yazarın hayatına, eserlerine ve bilinmeyen yönlerine dikkat çekti.

Sitenin kurucusu Mehmet Latif Çiçek, basın bülteninde sitenin kuruluş amacını şu şekilde açıkladı:

“İçine yolculuk yapamayan insanın merhameti, adaleti ve aşkı keşfederek insanlığı kuşanması beklenemez. Bu açmazdan, kuşatmadan, kalbi bu muhasaradan ve kendine yabancılaşmadan çıkarmanın yolu, şiire, romana, hikâyeye, edebiyata, müziğe ve sanatın diğer alanlarına iltica etmekle mümkün olabilecektir.

İşte bu site; insana, aklı ve kalbi olduğunu hatırlatan engin bir içerikle sizlerin huzuruna çıkma arzusuyla yayında.

Bu içerikler

Eğitim, Kültür, Sanat vb. konuların işlendiği,

Yazar, fikir adamı, sanatçı portreleri,

Kitap eleştiri ve tanıtımları,

Hikâye türü metinlerin de yer aldığı,

Sinema konularının olduğu,

Her ay, bir konunun alanında yetkin yazar, sanatçı ve düşünürlerin değerlendirmelerini bulacağınız dosyalarla zenginleşecek.”

Bilmek Vaktidir’de dikkat çeken bazı yazılar ise şöyle:

Feridun Andaç, “endişeli bir zamanın ve karmaşık bir dünyanın içinden çıkıp gelen anlatıcı” olarak Salinger’i “Salinger: Zamana Tutkulu Bakış” adlı yazısıyla anlatmış. Ömer Faruk Şerifoğlu, Süheyl Ünver ve Sezer Tansuğ üzerine yazdığı yazıyla sitenin ziyaretçilerini selamlıyor. Mikail Türker Bal ise siteye “Eski Yugoslavya’nın Nobel Ödüllü Yazarı: İvo Andriç” adlı yazısıyla katkıda bulunmuş. Ahmet Bozkurt, “Sıradışı Mimar Turgut Cansever” başlıklı yazısıyla Turgut Cansever’in Türk mimarisindeki yerini işaret ederken, Zeynep Delav ise Yeditepe İstanbul gibi çok önemli dizinin senaristleri arasında yer alan Ali Ulvi Hünkar’la bir söyleşi gerçekleştirmiş.

Hünkar söyleşide şöyle diyor: “Bir müddet önce bir arkadaşıma Yeditepe ile ilgili bir şey yazacağım sözünü vermiştim. Ne var ki bazı sebeplerden ötürü hep ertelendi. İlk fırsatta o sözümü yerine getirmek istiyorum. Biraz daha açmam gerekirse, ‘Yeditepe İstanbul’daki romana (Sazanların Tarihi’ne) kafayı takan Yusuf defterini, koymayı düşündüğüm isimle “Yusuf’un Not Defteri”ni yazmak istiyorum.”

İZDİHAM

İzdiham 39. sayı çıktı. “Benim içimde biri var. Ne ölüyor, ne sağ bırakıyor.” diyorsanız İzdiham’ı mutlaka okuyun.

İzdiham bu sayısıyla birlikte sinemadan müziğe, edebiyattan psikolojiye kadar birçok alanda farklı bir bakış açısıyla usta ve genç yazarları bir araya getiriyor.

İzdiham, sayıların peşinden değil iyi metinlerin peşinde koşmaya devam ediyor.
Dergimizin 39. Sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın