Abdullah Barış Küçükbabuccu, Türk, Öğün, Çalış, Güven

“Güven ruh gibidir, çıktığı bedene bir daha girmez.”

                                                                                                   William Shakespeare

“ Yangında en son beni kurtarınız!”

                                                                                                    (Ramazan K.)

1. Eldivenlerini çıkartmadan gezen adamlara güvenme, parmak izlerini gizlemek istiyor olabilirler. Parmak izini gizleyen kişi her an suç işleyebilir.

2. İki lafından biri milliyetçilik olan kişilere güvenme. Her pisliği yapar; vatan için, derler.

3. Bir kız grubundaki en güzel üçüncü kıza güvenme. En güzel olamayacağının farkındadır ve bu ezikliği asla atlatamaz.

4. Çöp toplayıcıları ve kâğıt toplayıcılara güvenme, gecenin görünmezleridir onlar.

5. Çilingirlere güvenme. Sebebini söylememe gerek yok sanırım.

6. Ekmekçilerin cinneti başka kimsenin cinnetine benzemez, tek seferde binlerce kişiyi öldürebilirler.

7. Sanal dünya temelli oyun oynayanlara güvenilmez, bu kişiler kendinden mutlu değildir.

8. Pazarda meyve alırken seçmeyen adama güvenilmez, meyve seçmeyen arkadaş ortak hiç seçemez.

9. Ramazan bayramına, şeker bayramı diyen kişilere güvenilmez. Dinde reform olmaz.

10. Durup dururken gülen, yüzünde gülümseme eksik olmayan insanlara güvenme. Neye güldüğünü asla bilemezsin. Ya sana yapacaklarına gülüyorsa?

11. Her gece haber izleyen insanlara güvenilmez. Neden izliyor acaba? Di mi?

12. Askerliğini yapmamış insanlara güvenemezsin. Haliyle kadınlara hiç güvenemezsin.

13. Reklamlar çıktığında kanal değiştirmeyen insanlara güvenemezsin. Kapitalizmin kölesidir onlar.

14. Kurban bayramında kurban kesmeyen insanlara güvenemezsin.

15. Kızılaya kan bağışlayan insanlara güvenemezsin. Acaba hangi günahlarından arınmaya çalışıyor.

16. Yılbaşında milli piyango bileti alıp hiçbir şey çıkmayan insanlara güvenilmez. Şansız adam güvenilmez olur, ona gelecek şansızlık gelir seni vurur.

17. Kol saati taşımayan insanlara güvenilmez. Zaman önemlidir. Zamanın değerini bilmeyen senin değerini hiç bilmez.

18. “Memleket neresi?” sorusuna İstanbul, Ankara gibi büyük şehir ismi veren kişilere güvenilmez. Sanki dedesi başka yerden göçmedi. Geçmişine sahip çıkmayanın bugününden hayır gelmez.

19. Solaklara güvenilmez, dünya sağlaklar içindir. Solaklar hırs yapar, hırs kötü sonuçlara yol açar.

20. Yazlıkçılara güvenilmez. Akıllı adam yazlık mı alır?

21. Klasikleri okumamış adama güvenilmez. Adı üzerinde klasikler. Okumak lazım.

22. Buzdolabında sebzesi meyvesi bozulan insana güvenilmez. Bunlar kadir kıymet bilmez.

23. Buluşma yerine vaktinden önce gelen insanlara güven olmaz. Bunların boş zamanı çoktur ve boş zamanlarını fesatlıkla geçirirler.

24. Tikli insanlara güvenilmez. Tik ne ya? Nasıl güveneyim?

25. Sessiz sessiz gülen insanlara güvenilmez. Sinsilik belirtisidir.

26. Hayvan sever insana güvenilmez, ne malum yarın hayvanı senden daha çok sevmeyeceği?

27. Saçlarını kazıtan insanlara güvenme. Olay mahalline saçlarını bırakmaktan kaçıyor olabilirler.

28. Çayını şekersiz içenlere güvenme. Şeker zihni, beyni çalıştırır. Şekerden kesilmez.

29. Güzellik uzmanlarına güvenilmez, önemli olan iç güzelliğidir.

30. Gümrükte çalışanlara güvenilmez, sebebi aşikar sanırım.

31. Misafirine sallama çay ikram eden ev sahibine güvenilmez. Çayı böyle yapan yemeği nasıl yapar kim bilir?

 Not:  Eğer Rus su balesi milli takımı toplu halde müslüman olursa devamını yazacağımı garanti ediyorum.

 Abdullah Barış Küçükbabuccu

İzdiham

İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.
Unutamayacağınız bir sayıyla karşınızdayız.

Edebiyat, edebiyatçılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir diyen İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı.

İlk sayısından itibaren özgün bir tavırla halkın nabzını tutan ve hayatın içinden sesleri sayfalarına taşıyan İzdiham Dergisi 45. Sayısıyla da tüm dünyanın içinde bulunduğu bir tabloya kapağında yer verdi. Türkiye Günlük İnsanlık Endeksi tablosuyla son yaşananlara apayrı bir pencereden bakan İzdiham Dergisi arka kapak tasarımında da yine bir insanlık tablosuyla karşımıza çıktı.

 ‘Artık eskisi kadar yakın olamayız’ temalı İzdiham Dergisinin 45. Sayısında Özer Turan, Rümeysa Kocaman, Gökhan Özcan, Ali Ayçil, Abdullah Harmancı, Güven Adıgüzel, Mehmet Narlı, Bülent Parlak, Seda Nur Bilici, Bekir Şamil Potur, Emine Şimşek, Sümeyye Özbay, Adem Maksatsız, Nurdal Durmuş, Esma Koç, Yaşar Ercan, Ahmet Aslan, Halil Ecer, Ahmet Can, Turan Karataş, Selahattin Yusuf, Onur Bayrak, Berat Karataş, Enes Aras, Gökçe Yüksel, Muhammed Güleroğlu, Mehmet Ercan, Yasin Kara, Hüseyin Hakan, Dilek Kartal gibi edebiyat camiasının önemli isimlerinin yazmış olduğu içerikte kapak kadar çarpıcı metinlere yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın