38. İstanbul Film Festivalinden Seçtiğimiz 10 Film

38. İstanbul Film Festivali’nin biletleri 23 Mart Cumartesi günü satışa çıkıyor. Bu yıl 38.’si düzenlenecek İstanbul Film Festivali’ne geri sayım başladı. 5-16 Nisan tarihleri arasında 186 filmin seyirci ile buluşacağı festivalden sizin için 10 film önerisinde bulunacağız.

1. Rostand’ın hakiki zaferi

Edmond Rostand’ın 1897’de kaleme aldığı Cyrano de Bergerac oyununun ortaya çıkış hikâyesinin de anlatıldığı “Edmond” festivalin açılış filmi. Filmin yönetmenliğini ve senaristliğini dramaturg, oyuncu ve oyun yazarı Alexis Michalik yaptı.

27 Aralık 1897 tarihi, Fransa edebiyatı ve tiyatrosu için yeni bir devrin başlangıcı olur. O gün oyunu izleyip ağlayan, gülen, alkışlayan halk; Rostand’ın ilk ve hakiki zaferi olur.

Rostand’ın hakiki zaferi ile ilgili görsel sonucu

2. Elveda Oğlum

Berlin Film Festivali’nden Gümüş Ayı En İyi Kadın Oyuncu (Yong Mei) ve En İyi Erkek Oyuncu Ödülü (Wang Jinchun) alan ve senaryosunu A Mei ile birlikte yazan Wang Xiaoshuai’nin “Elveda Oğlum” (Di jiu tian chang) filmi, festivalin önemli filmlerinden.

Elveda Oğlum ile ilgili görsel sonucu

3. Sistem arızası

Alfred Bauer Ödülü’nü kazanan Nora Fingscheidt’ın “Oyunbozan” (Systemsprenger) filmi, 9 yaşındaki Benni’nin hikâyesini anlatır.

4. El Pepe, Yüce Bir Yaşam

 Emir Kusturica’nın yönettiği “El Pepe, Yüce Bir Yaşam” (El Pepe Supreme Life) 2010-2015 yılları arasında Uruguay’ın devlet başkanlığını yürütmüş olan, “El Pepe” lakaplı José Mujica hakkında bir belgesel.

Film, görevde olduğu yıllarda başkanlık sarayı yerine kendi evinde yaşaması, eski şahsi arabasını kullanmaya devam etmesi, toplantılara terlikle katılması gibi duruşuyla tanınan Mujica ile yaptığı sohbetler üzerine kurulu.

El Pepe, Yüce Bir Yaşam ile ilgili görsel sonucu

5. “Tanrı’nın casusu”: Carlitos

Film, 40 soyguna karışan, 11 kişiyi öldüren, 45 yıldır hapiste ceza çeken ve Arjantin’de “Ölüm Meleği” olarak anılan Carlitos’un hikâyesini anlatır.

Kendini, “Tanrı’nın casusu” diye tanımlayan Carlitos, henüz 17 yaşında lisedeyken sınıf arkadaşı Ramon’la birlikte ilk soygunu gerçekleştirir.

6. Lanetli Kumaş

“Lanetli Kumaş” (In Fabric) filminin başkahramanı bir elbise.

“Burgundy Dükü” ve “Berberian Sound Studio” filmlerinin de yönetmeni olan Stricklan, yeni filminde koyu kırmızı bir elbisenin lanetini takip eder.

7. Sınır

İranlı yönetmen Ali Abbasi’nin “Sınır” (Grans) filmi bir roman uyarlaması.

Film, kendi kadar tuhaf bir erkeği takıntı haline getiren Tina adındaki bir sınır polisinin sonunda kendi varlığını bile sorgulayacağı birtakım sırları öğrenişini anlatır.

8. Diane

Kent Jones’un yazıp yönettiği “Diane” (Diane) filmi, 21. yüzyılda yaşlanmanın dinamiğini irdeleyen bir karakter portresi çizer.

Hitchcock/Truffaut belgeselinin de yönetmeni olan Kent Jones, bu ilk uzun metrajlı filminde, zamanını madde bağımlısı huysuz oğluyla uğraşmak ve ölüm döşeğindeki kuzenini hastanede ziyaret etmekle geçiren emekli dul Diane’in kol kanat gerdiği bu insanların kaderlerinden sorumlu olup olmadığını sorgulatır.

9. Ağaçlardan Bahsetmek

“Ağaçlardan Bahsetmek” (Talking about Trees) filminde, hayaller, sanat, dostluk, dayanışma, eski mektuplar ve geçmişin güzel ve acı yüzleri var.

Sudan Sinema Kulübü’nün üyeleri İbrahim, Süleyman, Manar ve Altayib 45 yıldır arkadaşlar, idealistler ve insancıllar.

Uzun yıllar sürgünde ülkelerinden ve birbirlerinden ayrı kaldıktan sonra eski bir hayallerine can verebilmek için yeniden bir araya gelirler: eski filmleri toplamak ve eski salonu ayağa kaldırarak Sudan’a sinemayı yeniden getirmek.

10. Sinek Kuşu

Kim Bo-ra’nın “Sinek Kuşu” (Bolsae House of Hummingbird) filmi, ergenlik, eğitim, aile ve toplum baskısı kavramlarını ele alır.

Film, 1994 yılında Seul’de Seongsu Köprüsü’nün çöktüğü yıla gider.

O yıl gazete manşetleri büyük olaylarla dolu, ama 14 yaşındaki Eunhee bunun farkında değil.

Ailesinden beklediği ilgiyi görmeyen Eunhee o gün, sevgi peşinde şehri turlayıp durur, kalbini teslim edecek birilerini arar.

Eunhee’yi anlayabilecek tek kişi okula gelen yeni kadın öğretmen Youngji olabilir mi?

İZDİHAM

İzdiham 39. sayı çıktı. “Benim içimde biri var. Ne ölüyor, ne sağ bırakıyor.” diyorsanız İzdiham’ı mutlaka okuyun.

İzdiham bu sayısıyla birlikte sinemadan müziğe, edebiyattan psikolojiye kadar birçok alanda farklı bir bakış açısıyla usta ve genç yazarları bir araya getiriyor.

İzdiham, sayıların peşinden değil iyi metinlerin peşinde koşmaya devam ediyor.
Dergimizin 39. Sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın