Yusuf Uğur Uğurel, Akrep

Uzun bir eski zaman dürbünüyle bulutlara dokunurken
Kendimi, bir hayvanı seyreder gibi dinliyorum ve
Her deniz ister istemez kendine döner
“Daha önce söylenmiştir köpük, köpürmeden
Ya bir denizkızı geçer ya da batmış bir geminin sesi”[1]
İlginçtir, karanlıkta daha çok duyulur eşya
İki yüzlü bir maske atılmışsa buraya, düşer
Üstelik doğanın çığlığı girer araya.

İcat edilmiş ateşe küfrediyorum; tekerleğe, merdivene
Çıkıp da inemeyen var gül dikene fazlayken
Herkes aynı yemeği yiyor ya, küfleniyor insanın dili
Nemli kutularda kalplerimi sayıyorken
Şükretmenin bencilliği sarıyor kimilerini.

Bir sembol müdür lades kemiği?
Aklımda tehlikeli addedilen yaratıklar dolaşıyorken
Lades kemiği sembolün ta kendisidir ve alın, size akrepler veriyorum.

Ölü kokuyor sokaklarımız, yanlarından geçiyoruz
Balkonlarımız çok temiz. Aman! Eve çıkıyor bütün yollar.

Çünkü biz bir akreple karşılaşınca, onu öldürmek zorunda kalırız.
[1] : Stéphane Mallarmé

 

 

 

 

 

 

Yusuf Uğur Uğurel

İZDİHAM

 

 

 

 

 

İzdiham 27. Sayısına ulaştı. Bu sayıda Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Fatma Şengil Süzer, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Nurdal Durmuş, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Halil Kurbetoğlu, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, Ferhat Toka, Mücahide Orak, Mücahit Gündoğdu, Kevser Tekin, Elif Atasoy, Hatice Çay ve Yağız Gönüler yer alıyor. İzdiham hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham dergisinin 27. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: