Seyyar Fanzin’den Mısralar

ölüm müydü karagöz kadar aksi
hacivat kadar kararlı olan bilemedik
çubuk muydu perde miydi seyirci miydi
bizi bu hayata zorlayan bilemedik

Edip Galip
(Seyyar Fanzin, 9)

varınca sevdiğine
söylemekten korkmayasın
-şiir bitti, biz şairi Allah’a ısmarladık-

Hazerfan Yavuz
(Seyyar Fanzin, 9)

camdan bir çocukmuş meğer karanlık.
içinde gözleri görmeyen dilsiz bir ay.
……
ve bir derdi var –masallar kadar-

Sezai Orhan
(Seyyar Fanzin, 9)

Zerrelerimi sen savursaydın etrafa.
En sonunda amenna deyip
Sen olsaydım.

Abbas Kütük
(Seyyar Fanzin, 9)

İçtim kana kana yerin göğün suyundan.
Çobanı, sahibi yokmuş bilirdim.
Hesabı soracak da meğer benmişim.

Berîre
(Seyyar Fanzin, 9)

İstanbul hasrete gebe bir kadın,
“Anne” dercesine koşuyor ona gurbet.
Ben boğazına akan bir damla gözyaşıydım,
Sularında buldum teselliyi: Sabret!

Cebrail Korkusuz
(Seyyar Fanzin, 9)

 

 

 

Hazırlayan: Fatma Şengil Süzer
İZDİHAM

 

 

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın