Rojan Tiryaki, Yoksa bu kadar yoksa böylesine yoksa

Ben ne dersem anlamayacaksın biliyorum
Biliyorum anlamak istediklerinin sıyrılmış tarafıdır yerim yurdum
Bir trenin ayaklanıp koşmasına inandırmak istiyorum seni
Sense takılıp kalıyorsun tutuklanıyorsun
Parklarda ki ‘gülleri koparmayın’ yazısında

Bunca şeye inanmak yerine tercih ediyorsun
Dolmuştan dışarıya bakan genç bir kızın dünyayı kurtarabileceğine

Yanlış yerde yanlış zamanda görmüş olmalıydık birbirimizi
Yoksa bu kadar yoksa böylesine yoksa

Kurduğun şehirleri kasabaları bilirdim ben
Bilirdim kilometreleri ayırmaya yetmezdi bir tabela
Üç beş meridyen geriye atılsam mancınıklarla
Yetmese vaktim bir ülkenin yerel zamanına

Olsaydı bir barikat dövüşürken sevebilirdin beni
Bu kabahanım hallerimi mazur gör
Ben hiç beceremedim kibarlık denen yeneteneği

Bir seri katil düşüyor şakaklarıma
Sadece o an yalvarıyorum sana
Küstürdüğün kuşlar hatrına kimsenin diline düşürme
Gülünce güzelleştiğimi

 

 

 

 

Rojan Tiryaki

İZDİHAM

 

 

 

 

 

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın