Ömer Terzi, Aşklar da Kayyuma Devredilebilir mi?

Ömer Terzi, aşklarını kayyuma devretmek istiyor belki de.

Eylül ayının girdiği ve ruhların taşlarının yerinden oynadığı zamana gireli çok oldu. Bir başkadır “Eylülde ayrılıklar” fikrine uygun olarak yaşanan ayrılıklar ve sonbaharda dökülen yapraklar misali gerçekleşen hüzünler…  Yaprağın, en sevdiği daldan ayrılmanın verdiği acı ve çaresizlikle kabullendiği gerçekler. Duygusal devinimler, dengesizleşen ruhlar, yaşama yansıyan siluetleri, karamsarlıklar ve insanda uyandırdığı o yıkıcı etki.

Eylül böyle…

Yaşamın olduğu her tarafı etkisi altına alıyor. İnsanları hüzünlendiriyor, yaprakları döküyor dallarından. Her yeri ıssız ve sessiz bir hale getiriyor.

Gündemde sağlam yer edinen bir durum var şu an: Saadet partisinin “Kayyum”a devredilmesi. Türk siyasi tarihinde ilk olduğu ifade edilen bu durum bende “Eylül Etkisi” duygusunu uyandırdı. İlk olmasından dolayı bakıverdim bu kavram nedir, nasıl durumlarda uygulanır diye. Açıklama şu: Kayyum, Yönetilemeyecek duruma gelen; belli bir malın, kurumun yönetilmesi veya belli bir işin yapılması için görevlendirilen kimse (ler). Yapılan kongrede gerçekleşen sonucun iki tarafı da tatmin etmemesi sebebi ile yapılan mahkeme başvurusu, böyle bir sonuç çıkardı. Yani “Siz kendinizi yönetemediniz o halde bir yönetecek birilerini bulalım.” demek olan durum.

İşte Eylül ve etkisi… Yıllardır beraber aynı zeminde mücadele veren kişilerin düştüğü ayrılıklar ve çatışmalar…

İşte Eylül ayı ve etkisi… Yıllardır aynı fikri savunan, aynı şeyleri seven ve aynı dava uğruna kayıplar veren dava(!) adamlarının hazin sonu…

Kayyuma devredilmesi gereken aşklar

 

İşte Eylül ve yüreklerde yarattığı derin sancılar ve acılar.

Ayrılıklar, özlemler, hüzünler ve yaprak dökümü.

Gerçek sahibini kaybetmiş, kendini idare edemeyecek duruma gelen kalplere de, acaba devlet bir Kayyum atayabilir mi?

Bir yaprak gibi savrulan yüreklere, nerede olduğunu bilmeyen, algısını yitirmiş insanların her birine bir Kayyum gerekmez mi?

Devlet bu konuya da el atmalı ve her yüreğe bir kayyum atamalı.

Kendisini kayyuma devretmesi gereken aşklar var aramızda. Bir an önce “Denetçilerin” gelip inceleme yapması ve devralması gerekiyor bu aşkları. Yoksa zarar ediyor ve günler geçtikçe de zarar edecek ve sonunda iflas edecek.

Hatta bununla ilgili meclise bir teklifte bulunulmalı, bunu devlet gündemine almalı, bununla alakalı bakanlık açılmalı. Harıl harıl çalışmalı insanlar, düşünmeli, çare aramalı, çözüm bulmalı. Adı ise şu olmalı: “Kayyuma Devredilen Aşklar Bakanlığı”

İflas etmesini engellemeli devlet. Bu aşklar zarar etmemeli. Yeniden kârâ geçmeli. Sevgileriyle, duyumsadıklarıyla, yaşanmışlıklarıyla, özlemleri ve hayalleri ile yeniden hayata döndürülmeli, yeniden eski haline çevrilmeli.

Kârâ geçmeli kârâ!

 

Ömer Terzi

İzdiham

 

 

İzdiham 27. Sayısına ulaştı. Bu sayıda Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Fatma Şengil Süzer, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Nurdal Durmuş, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Halil Kurbetoğlu, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, Ferhat Toka, Mücahide Orak, Mücahit Gündoğdu, Kevser Tekin, Elif Atasoy, Hatice Çay ve Yağız Gönüler yer alıyor. İzdiham hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham dergisinin 27. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: