Oğuzhan Bükçüoğlu, Köşesiz Parantez

Ne denli mağrur bir nazar ile boyanmış
Kelimenin bir türlü sızamadığı imtiyaz
Teşne dudaklarda kuruyan su damlaları
Kimse eğilmiyor vicdanın metruk kuyusuna.

İnsan insanla konuşmayınca sükût ettim
Bekledim biri gelmedi, dedim bekleme
Kırılan cam parçalarının muadili kalbim
Unutulmasam böyle bakmazdım ellerime.

Derd-i izdivaça dönmüş programlarda
Kanımı titretiyor gerilmiş suretler
Ekranlara yansır mı bilmiyorum
Yayını kesin, artık dinmiyor hiçbir keder.

Müdekkik patronların ellerinde karanfil
Karanfil güldürmedi, bahçemden gül derdim
Vaktinde gelen tek misafir unutmamış bizi
Karşıladım, hürmet ettim, adına ölüm dedim.

Sınai denklemlerin parantezine sığmayan
Cesim hesaplar imtihanı müşkül kılıyor
Ekmek sırası uzun ve banka kuyrukları
Mülkün temeli sırtıma adalet etmiyor.

Oğuzhan Bükçüoğlu

İZDİHAM

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın