Mustafa Kutlu, Bulut

Bulut seni severiz, sakın yanlış anlama.
Evet konuştuk biraz, tartıştık açıkçası.
Ben söz aldım, dedim ki endişeye mahal yok.
Bulut bu gelir elbet.
Ötekiler tepkili; sabret demesi kolay.
Bulutsuz geçer sanma şu önümüzdeki ay.

Ben çocukken yatardım çayır, bayır. Gökyüzüne bakardım bir bulut geçsin diye.Bulut işte kırmazdı çocukları, görünürdü o beyaz pamuktan gövdesiyle.

Bazan dört nala bir at, savrulan yelesiyle.
Bazan üç yanı deniz koskocaman Türkiye.
Ya ben hayalperesttim ya çocuklar fazla bön.
Görmez, anlamazlardı, hani nerde Türkiye?

Şimdi baktım da koca adam olmuşuz.
Yine bulutun hâlini unutmuşuz.
O herhalde çöldedir, vücut ter-kan içinde; bir o yana koşuyor, bir bu yana süratle. Çatlayan dudaklar bir yudum su istiyor;bulut azdan az onları doyuruyor. Nasıl bir yol ki bu yol, çöl düşeni yutuyor. Ayakta kalanları acaba kim tutuyor? Herhalde bir niyet var, muhacirin kalbinde,bu kalp menzile varmak için atıyor.
dil dönmez anlatmaya o kadar kalabalık. Çölü geçiyor kervan bu defa çoşkun bir sel. Seli geçtik diyelim ya düşman ne olacak? Seni elbet vuracak, ya da esir alacak.
Çaresizlik bu kadar çöker mi bir insana? Onlar artık insandan öte bir şey. Nasıl yani demeyin, kandan, çamurdan, acıdan ve ölümden oluşan. Kavranması zor artık, böyle bir vücut bulmuş.

Biz burda tartışalım, çocuklar göğe baksın.
O kadar baksınlar ki bulut onları görsün.
Çığlık çığlığa tepelere koşsunlar, bulutla konuşsunlar.
Bulut bu, herşeyi bilir. Aşağıda neler oluyor ; an-be-an görür.
Gelir güçten düşüp, yere serilmiş kervanın üzerinde durur.
Çocuklar görmüş öyle dediler.
Yemin ettiler, çocuklara inanın onlar masum.
Bulut bir Türkiye olmuş o serin gölgesiyle

 

 

Mustafa Kutlu, Dergâh 315
İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın