Mustafa Aydoğan, Acemi

I.

Sesimi duyuyorum bazen… müthiş bir şey!
Bazen kendimle konuşuyorum… müthiş!
Çocuklar geçiyor yanımdan şaşırıyorum
Tutup öpüyorum kendimi çocuk kalsın için

Acemi sevdalarım çağırır telaşlandırır beni
Fotoğrafına bakarak gülerim karşıdan gelişimin
Göğsümde bir gül açar içinden dürbünlü
Ararım uzak hanlarda yitirdiğim çelişkiyi

Parmak kaldırsam gündüz müyüm gece mi
Kaldırsam, geri gelir mi kolum
Olduğu yerde durur mu hançerim sabaha kadar
Vursam hızla kalbime

II.
Ben böyle nereye, nereye böyle ben
Böyle ben bir masal uğruna taze ve alıngan
Aklım nereye, nereye kalbim, ben böyle nereye
Ruhumla yarışır gibi nefes nefese

Bir silkinsem içimdeki herşey dökülecek
O zaman anlayacağım hangi kuşa kanat olduğumu
Ama beceremem dökemem kimseye içimi
Fazladan bir şey olur, taşar ötekinin kalbi

Parmak kaldırsam parmağıma bakar gülerim
Derim ne sandın kendini böyle herkesin içinde
Olduğu yerde duruyor mu varır bakarım hançerime
İyisin derim, iyisin, büyüdün işte kanlar içinde

III.
Senin de ellerin var mı
Var mı gerçekten merak ediyorum
Başkalarının öyle çok ki
Bulamıyorum hiçbir şeyi yerinde

İsterse gidebiliyormuş insan istediği yere
Senin bana hiç geldiğin oldu mu
Anlat da biraz dağılsın ruhumun nemi
Yıllardır bir boşlukta uyumaktayım
Düşlerde buluruz birşeyler belki

Bir evim vardı çok eskiden
Yağmur geçerken kırmızı kiremitleri bir bir düşerdi
Merak ediyorum senin iklimin de böyle mi
Öyleyse, üşüyor olmalısın şimdi

IV.
İçindeki yalnıza bakan bir adam gördüm
Gözleri kör olmuştu
Bazen ben de karşılaşıyorum kendimle
Geçiyorum tek başıma uzun bir nehri
Geçiyorum resimlerin çatısından
Yerin bacasından
Sevinçlerin yırtık yerinden
Göz uçlarından
Geçiyorum bir mendilin sıcak katlanışından
Bir beyazlık çınlaması başlıyor
Bir zemheri bir düş travması
Ve eğiyorum kendimi ta içime kadar

Mustafa Aydoğan, Az Önce, Mart 2012
İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

Bir Cevap Yazın