Mustafa Akar, Bağcılarda Aksak Doğaçlama

Mustafa Akar, şiir yazıyorum çünkü kelimelerden duvar yapılmaz.

At gauzy dusk, thin haze like cigarette smoke
Allen Ginsberg

Şiir yazıyorum çünkü ‘şiir’ kelimesi Arapça ‘şuur’ kelimesinden gelir ve ben şuurumu modernliğin zırhında patlatmak istiyorum. muyum?

Şiir yazıyorum çünkü Ahmet Haşim serbest müstezat’ı denedi ve Yahya Kemal ‘dize dili’ni kurdu.

Şiir yazıyorum çünkü annemin vezinleri apak hikâyelerdi, babam her gün Hürriyet okurdu, devlete inanırdı, memurlar ve melekleri aynı cümlede kullanırdı. Namaz kılmanın ve oy kullanmanın cevherinden bahsederdi.

Şiir yazıyorum çünkü acı çekiyorum yaşamaktan, başım ağrıyor sadece salı günleri, aspirin kullanmam. Topak pekmez severim. Zil çalıp kaçarım. En şairim büyük’üm.

Şiir yazıyorum çünkü aklımda kara meseleler var. Taocu dalgalar, Musevi şimşekler, Hıristiyan günbatımları diye yazan bir şaire adaşım, Kadıköy’de, alnı karmaşık ve uzun sigara dumanlı.

Şiir yazıyorum çünkü Furkan Çalışkan bir keresinde kimsenin soramadığı sorular konulu bir konferans yapmak için niyetlendi ve ı-ıh yazılı pankartlar bastırdık ona, şairler kooperatifi vardı Moda’da, Mustafa Amca’nın Jeans’ta ikimize aynı anda âşık oldu bir şiirsever sarhoş kadın.

Şiir yazıyorum çünkü kahrolası Rimbaud şiiri bıraktı ve intihar edenleri sevmem.

Şiir yazıyorum çünkü gazetecilere hapis, ihtilalcilere bıyık yaraşır. Dayımın adını veren beheyyy 12 Eylül.

Şiir yazıyorum çünkü tüm insanlık adına acı çekmek istiyorum diyen bir imam arkadaşım var. Rahip tanımadım hiç ve ne umurum. Kim’se benim adıma acı çekiyorsa, nerdesin sen, o ve gene o.

Şiir yazıyorum çünkü mahşerde konuşmaktan farkı yok Doğu’nun ortasında bir İstanbul’da konuşmanın. Yoksullar için anıt dikmeye kalktı kaç yıl önce bir büyük Türk Şairi, Ş büyük yazılır, yazınız.

Şiir yazıyorum çünkü Orhan Veli şiir sesini ayakkabı boyacılarının, boza satıcılarının, efkârlı sokakların diline indirdi. Tecvitle ezberledim ben de bu yıl. Yasin.

Şiir yazıyorum çünkü Allah’a inanıyorum. Ve şehri terk ediyorum.

Şiir yazıyorum çünkü sevmek için İbrahim Tenekeci’yi, onun da beni sevmesi için çok uğraşıyorum, onun bir mısraı olmak istiyorum, saksıdaki çiçeklerini, yaşlı teyzeleri, eldeki tespihin arz noktasını, sahi saat kaç Gazze’de.

Şiir yazıyorum çünkü Hacı Taşan dinledim radyoda sene Turgut Özal, Çernobil patlamış, bürümcek, oyaçiçek, mahçiçek, pürçek; Abdülhak Hamit’ten civelek şiirler gelecek.

Şiir yazıyorum çünkü gençliğime doğru yaşlanırken bulut sürüsü Karadeniz şarkılarının ilhamladığı.

Şiir yazıyorum çünkü Ahmet Haşim çok kederli bir adamdı. Annesi Fırat kenarında gezdirirdi, veremli annesi şairi. Modern şiiri başlatmak için Bağdat’tan o, Üsküp’ten Yahya Kemal geldi, şiirimizi gurbetten getirdi ikisi. Ve bunu çok düşündüm.

Şiir yazıyorum çünkü bir gün Süleyman Çobanoğlu ördeklerin atası Karacaoğlan’dır dedi. Güzel Samsun 216’lar içti ve Hece! Aman Allah’ım dedim koskoca bir şair, orda Türk Ocağı’nda yağmur altında, ıpıslaksağanaklar altında ıslanıyor Büyük Türk Şiiri, Ş büyük yazılır, yazdım.

Şiir yazıyorum çünkü yürünecek başka bir yol biliyorsanız çekilin gidin önümden.

Şiir yazıyorum çünkü Bülent Parlak beni fena kıskanıyor ve Alper Gencer’le kaç kez türküleştik Nişantaşı Şişli hattında.

Şiir yazıyorum çünkü kırmızıyı kırmızı olarak, yeşili ayıp, kahverengiyi severek, bu arada kahve gözlüyüm, Zühre çok sever beni, ben de Fener’i severim. Fuzuli yaşasa Fenerbahçeli olurdu ve bu sözümde postmodernizme gönderme yapmadım. Ne haddim!

Şiir yazıyorum çünkü ilk şiirim yüzünden gözaltına alındım ve göbek adımı sordular. Aksaray’da tinerci dehşeti gibiydim. Allah yar.

Şiir yazıyorum çünkü yalnızken söylediğim şarkılarla başkalarıyla beraberken söylediğim şarkılar bir değil.

Şiir yazıyorum çünkü kelimelerden duvar yapılmaz.

Şiir yazıyorum çünkü Plaudite, amici, comedia finita est(Alkışlayın dostlarım komedi bitti.)

Şiir yazıyorum çünkü orijinal kopyayı kaybettim, lal hatip, cumhuriyet İslam’ı, demokrat diktatör, tatlı acılık isimli şiirlerimi düzenbazlar yaktılar. Alay konusu anlamında bir işaret.

Şiir yazıyorum çünkü başka türlüsü de mümkün. Ama böyle söyleyince daha iyi oluyor. Ben Türk Şairi Mustafa, sene 2011, çok ciddiyim. Yazıyorum şiiri miri. Kekeme ve Koma sesli.
Mustafa Akar
İzdiham

 

 

 

 

izdiham-26-sayi

İzdiham 26. Sayı

İzdiham dergisi 26. Sayısında hiçbir yerde bulamayacağınız çok özel çalışmalar yer alıyor. Edebiyatla gençleri ve hayatı birbirine dost yapan İzdiham’ın bu sayısında Gökhan Özcan, Ercan Kesal, Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Baki Ayhan T., Murat Kapkıner, Güray Süngü, Zeliha Yurdaer, Onur Bayrak, Dilek Kartal, Yağız Gönüler, Yunus Meşe, Mazlum Mengüç, İbrahim Varelci Süleyman Unutmaz, Ferhat Toka, Selman Urluca, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Özer Turan, Çağatay Hakan Gürkan, Seda Bilici, Feyza Özcan, Beyazıt Bestami, Halil Kurbetoğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Mustafa Toprak, Öner Buçukcu, Fahrettin Dede, Dinçer Ateş, Turgay Bakırtaş ve Bülent Parlak gibi nitelikli eserler veren edebiyatçılar ile genç ve umut vaad eden isimler yer alıyor. İzdiham Maarif Takvimi, Lügatlere Güncelleme, Bulgarlar Ne Okuyor? Adlı çalışmanın yanı sıra bir de taziye ilanı yer alıyor. Dengenizi Kaybettiniz, başınız sağolsun. İzdiham’ı bir solukta okunacak bir sayıyla karşınızda. İzdiham dergisinin 26. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: