Mahmut Dilmaç, Şüheda

Şüheda biliyorum
Kızıyorsun
Evet haklısın
Bir nokta kadar ciddi olamıyorum
Sana gelirken hep üçe bölündük
Kendimle ben

Şüheda biliyorum
Rüzgarın şiddetli esintisi
Kılcal damarlarımızdan söküp bizi almadığını
Çünkü reçetemde öyle yazmış cerahlar
Bana iki antibiyotik verdiler
Ve yanında bir tablet uyku hapı
Reçeteye senin adını yazmalarını istedim
İnanmadılar
Üstelik
Akıl hastanesine sürgün ettiler beni
Burda herkes senin adınla başlıyor konuşmaya
Dün biriyle kavga ettik. Senin adını andı
Burda akıl pek bir kar etmiyor
Aklı olan çıldırıyor iki dakika iki saniyede
Seni sevdiğimi ihbar etmişler Musa gibi
Beni kurşuna dizeceklermiş iki gün iki gece

Şüheda!
Ne olur adını gizle mısralarımda
Bana şah damarımdan da yakın değilsin!
Ve bir ben biliyorum
Seni kılcal damarlarımda nasıl gizlediğimi

Bugün biri seni sordu
Bütün kılcal damarlarımı
tek tek koparttım ellerimle
İçinde olduğunu inandıramadım

Şüheda!
Kim adını ansa
Kendimi akıl hastanesinde kurşunlanırken buluyorum

Kim adını ansa
Kendimi pencere kenarında gökkubbede vurulmuş buluyorum

 

 

 

Mahmut Dilmaç 

İZDİHAM

 

 

 

 

İzdiham Dergisi 32. Sayısında birbirinden güzel yazılar, şiirler, çıldırmalar, öyküler ve denemelerle okuyucusuyla buluşuyor. Kapakta viyolonsel çalan Vedran Smailovic.  Bosna yerle bir edilirken her enkaza smokinini giyerek ağıt yakan Vedran’ın iç burkan hikayesini okuyacaksınız. Arka kapakta ise saçlarını üfleyince tarak uzattığımız Naim Süleymanoğlu. İzdiham, unutulmaz bir sayı daha sunuyor. İzdiham Dergisi 32. Sayısına Buradan Ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın