İsmail Kılıçarslan, E77

oradaydık ve kuzeye doğru sürüyorduk
küreselleşme deyince mcdonalds değil doru bi at geliyordu aklımıza
bi yeniçeri yoktu üzerinde, sazı omuzunda bi şair yoktu, bi prens: hayır
soru yoktu, zaman yoktu, yol yoktu:yalnız aşkla yaralı bi şarkı
yüksek sesle gelişiyordu müzik ve şöyle diyordu kadın:
dünyadan geriye yalnız kül kalsa ve başlatan sen olsan o yangını
ben de tutuşurdum som altın dudaklarım da: yakan sensen ne fark eder

peki bizo sihirli anın peşinde koşan iki serseri değil miydik kral
sever miydik bi dağ görsek, kaçar mıydık bi ceylan ıslıklasa bizi
mustafa yanımızda olsa bırakır mıydı sarı tarlalara doğru nefesini
durup dururken üçümüzün aklında da aynı günçe dizesi
ölür müydük, öldürür müydük bi parlak imaj için birbirimizi
‘şair öldürmesi’: bütün çağrışımlarıyla tastamam bi cinayet komedisi

-laf aramızda- ne yapsak dolmuyor değil mi o büyük boşluk hissi

İsmail Kılıçarslan, İtibar
İZDİHAM

  İzdiham Dergisi, 34. Sayısında birbirinden nitelikli yazılar, Türk edebiyatında ilk kez yayınlanan belgeler; sinemada ilk kez gösterilen senaryolarla okuyucularına merhaba diyor. Siz de eğer İzdiham okurken dergiden yankılanan müziği duymak isterseniz İzdiham’ı kaçırmayın. Üstelik grafiker her şeyi anlatmışken. İzdiham 34. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.  

Bir Cevap Yazın