Henri Michaux, Kesik Kafa

A ortaya çıkar, kafası alçılıdır, ağzıyla bir gözü dışında bütünüyle kanlı sargılarla sarılıdır.

A: Kesik kafa konuşuyor.

Büro: Peki, dinliyoruz. Kısa kes.

A: Bu kabalık niye peki? Şu halimle zaten çok sıkıntıdayım.

Büro: Sizi ve sıkıntılarınızı dinlerse…

Ne söyleyecektin, onu söyle, çabuk.

A: Bana zor gelen, neredeyse olanaksız gelen de bu çabukluk işte. Zar zor duruyor kafam.

Büro: Bir parça çaba göster. Kural herkesi bağlar. Kayırmaya bir kez başlarsak, kimin özrü yok ki?

A: Ne yapacağım şu kafamla? Yerine daha yeni dikildi.

Büro: Pazarlık yok. Hep kendinden söz etmeyi de kes. Biz toplumu ilgilendirecek bilgiler istiyoruz. Kendini düşünmemek bir irade sorunudur. Herkesin derdi var. Peçeteni de doğru düzgün tut. Akan kan görenleri rahatsız ediyor.

Başka bilgi var mı? Varsa hemen şimdi vermen gerek. Sonra geç olur.

A: Söyleyeceklerimi unuttum, uygun düşen sözcükleri. Ah! Bir anda her şeyin aklımdan uçup gitmesi, dayanılacak gibi değil. Bir bilseniz. Ne yapacağım ben?

Büro: Yardım iste.

A: Yerine yeni konulmuş kopuk bir kafaya kim nasıl yardım edebilir?

Büro: Kafandan söz etmeyi kes. Sinir bozucu ve fazlasıyla bencilce.

Çevrene bir bak. İşe yara. Bu senin görevin. Bu kadar söz ettiğin kafanı daha doğal bir biçimde tut. Bize acı veriyor.

 

 

 

 

İzdiham

Çev: Ömer Aygü

 

 

 

 

“İzdiham, 31. Sayısında kapağı okuyucuları istediği şekilde tamamlasınlar diye manşeti siz atın dedi.” İzdiham Dergisi’nin 31 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye.
İzdiham dergisinin 31. sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın