Halime Nur Aymaz, İsminiz Gerekli

Adınız gerekli önce bayım
Yoksa nasıl yargılarım sizi içimin dehlizlerinde
Bir kuyuyumdum ben ve sizde en derine indiniz o kuyuda
Evet bayım suçlusunuz
Bilemem bir şans eseri düşmüşsünüzdür belki o kuyuya
Lakin bayım, neden gezindiniz o dehlizlerde
Bir bir neden araladınız kapıları
Ah o muhafızlar nasılda tembihlemiştim onları
Beni dinlemeden nasılda pervasızca açmışlar bir bir kilitleri
Bakın bayım
Işık tuttun istemem bu dehlizlere
Ben gökyüzünü de göremem buralarda yıldızları sayamam
Benim kuyum açılmaz başka derinliklere
Ne tepeden bakabilirsiniz o na nede girebilirsiniz içine
Evet bilmem siz nasıl girdiniz, bu derin hasarı nasıl bıraktınız kuyuda
Kuyumun bir köşesinde delik görüyorum kocaman, bayım
Nereye ulaştırmak istiyorsunuz bu bulanık suları
Bakıyorum da bayım niyetiniz hiç de ışık olmak değil kuyulara
Bulduğunuz giriş yolunu takip edin bir bir
Belki yetişirsiniz güneşin doğuşuna
Sahi hangi renk de doğuyor güneş ve batışında ki acıyı neyle tarif edersiniz ?
Siz buraya gelmediniz bayım gönderildiniz bunu da bilirim
Bilmediğim şey ise; nasıl kurtulacağınız bu dehlizlerden
Ne tavsiye var benden size ne de bir fener
Ben bayım, ben açtığınız hasarı onarmaya gidiyorum
Ve de nereden bir tuğla bulacağımı bilmeden.

 

 

 

 

Halime Nur Aymaz

İZDİHAM

 

 

 

 

 

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın