Fatma Betül Sağlam, Aşkın Üç Rengi

Sonbahar kırıntıları doluyor göz kapaklarıma.
Dolu dolu oluyor gözlerimin sürmeleri.
Ayaklarımın altında sürünüyor tüm hüzünler…
Alt segmentlerde yaşayan kalp atışlarım,
Atılıyor huzur bulutlarına tekbirin şanıyla.

Kahverengi tonları süslerken caddeleri,
Ruhum bir kez daha boyanıyor tenine.
Ve ben boyanınca aşkın üç rengine,
Mazoşist bir aşık,
Miskin bir bedevi,
Münzevi bir sufi

Aslında, hastalıklı bir gülüm senin olmayınca.
Tacımı terk eyleyince parmaklarının kuşları,
Gülmeyi unuttu taç yapraklarım.
Ve, hapsoldum ıssız bir gecekondu semtine.
Camları inmiş harabeler.
Tozlar sarmış dört bir yanı.
Hele ki virane bedenler,
Mesken edinmiş, kırık-siyah çıkmaz sokakları.

Bir sonbahar gecesiydi işte,
Canlanıp gül gibi kokmam.
Korkularımı cebime sıkıştırıp,
Cesareti alnıma kazımam.
Kazıdıkça içimden çıkanları,
Şaşkınlığın resmiyle karşılamam.

Bana en saf gelişini karşılamam,
Biraz düşüncesiz, biraz da bencilce
Ama çokça merhametle,
Ve sonsuza merdiven dayayan sevgimle.

Karşıladım seccademdeki adamı,
Arşı titreten hıçkırıklı dualarımı

Evet,
Bir sonbahar gecesiydi.
Kırılan bez bebeğimin,
Aşk’ta nefes alması

 

 

 

 

Fatma Betül Sağlam

İZDİHAM

 

 

 

 

 

 

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın