Elvan Çevik, Güzide

Güzide eteğinin ucuna yapışmış pirinç tanesiyle uğraşıyor. Güzide eteğinin oryantalist desenleriyle Güzide. Uğraşıyor.  Bugün yine akşam olmak üzere.  Yalnızca boynu üşüyor. Boynu çıplaklığa alışkın değil. Güzide’nin boynu, elleri, uzun turuncu kirpikleri, saydam teninde yıldız izleri, çillerden.

-Bunu, burada, birbirimize anlatamazsak   bana bir daha dokunamayacaksın.
-Peki, güzide.
“Peki “ dünyada tek ölü kelime. Ya da ölü bir dilin tek yaşayanı. İki ucu da Güzide’nin mutluluğuna dokunmuyor.   Adamın karnından pekiler kurt gibi dökülürken, hiç bir şeyi o an orada birbirlerine anlatamadan ayrılıyorlar. Adam giderken  Güzide’yi ve yaşadıkları her şeyi bir çırpıda Güzide’nin eteğindeki pirinç tanesine bırakıyor. “Alsaydım keşke, eteğinin en güzel yerini kapatıyordu”  Pirinç büyüyor , büyüyor, büyüyor tüm bu ayrılık meşgalesi arasında adamın yüreğine yapışıyor. Ki adam pilav dahi sevmez. Geceleri  annesinin zorla “yılan gibi” süt içirttiği günlerden ve  kardeşinin ayaklarıyla uyuduğu gecelerden daha soğuk bir akşamda o pirinç tanesini orada bırakıveriyor. Tabii Güzide’yi de.
-Ağlamak istemem.
-Neden güzide? Üzülmedin mi?
– Çok üzüldüm. Ama bak geçti, kirpiklerim hala turuncu. 
–  Son son ne konuştunuz?
–  Bana bir daha dokunamayacak 
– Sustunuz öyleyse
Güzide başını eğip önüne baktı. Güzide’nin eteği önden düğmeli. Tam 12 düğme. Adamın  bu düğmeleri onlarca kez saymışlığı var.  Bir kere açmışlığı yok. Adam ağlamak ister ama ağlayamaz. 
Adamın şeytan tırnakları, olur olmadık anlarda koparıp sakladığı yaprakları ve dalgalı siyah saçları var. 
– Unut hadi artık.
-Hadi
Güzide’nin tezcanlı arkadaşları. Güzide’nin  onların tezcanlılığına yetebildim sanması da onlar kadar gerçek dışı. Tek gerçek pirinç. Bunu hepsi biliyor, Güzide dahil.  Ama 12 düğmenin açtığı 12 kapıdan geçmeli ki pirinç tutunduğu yeri bıraksın. Güzide bunu yalnız başına yapamaz.  Adam bu beklentiyle daha fazla yaprak koparamaz. Topladı Güzide oryantalist eteğini. Yürüdü gitti yolları. Yolları yürüdü gitti.
 
 
Elvan ÇEVİK
İZDİHAM
 

 

İzdiham 28 Çıktı. İzdiham 28. Sayısında da yine herkesten farklı, her şeyden özgün, her şeyden daha şiir. 28. Sayı ile İzdiham yepyeni bir yolculuğa daha başladı.  Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Bekir Şamil Potur, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Alper Çeker, Yunus Meşe, Emine Şimşek, Ferhat Toka, Bilge Çiğe, Mücahit Gündoğdu, Sema Evin, Meltem Gülname Kaynar,  Hatice Çay ve Yağız Gönüler hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham 28. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: