Christoph Daum, Alman vatandaşlığından ayrıldı

Beşiktaş ve Fenerbahçe’nin eski teknik direktörü Daum, Alman parlamentosunun “Sözde Ermeni Soykırımı Yasa Tasarısını” kabul etmesinden sonra Alman vatandaşlığından ayrıldığını açıkladı.

Türkiye’de görev yaptığı süre içerisinde her fırsatta Türkiye’ye olan bağlılığını dile getiren  Christoph Daum, İzdiham Dergisi’ne yaptığı açıklamada şöyle dedi:

“Yıllarca Türkiye’de teknik direktör olarak görev yaptım. Türkiye’nin iki büyük kulübünde çalışmak bana ve aileme hayatımın en güzel hatıralarını armağan etti. Türkiye’de çalışmadan önce benim de bazı önyargılarım vardı. Fakat çalıştığım süre içinde gördüm ki Türkiye ve Türk insanı Avrupa’da anlatıldığı gibi değil. Almanya’dan bizlere gösterilen Türkiye ile yaşadığım Türkiye birbirine hiç benzemiyordu. Alman Parlamentosu’nun aldığı karar Türkiye’nin ve Türk dostlarımın hak ettiği bir durum değil. Almanya’da yaşayan milyonlarca Türk’ü ne kadar incittiyse beni de o kadar incitti. Türkiye, nasıl bir devlet olduğunu milyonlarca Suriyeliye açtığı kapıdan belli etti. Alman Parlamentosu’nun aldığı karar geri çekilene kadar Alman vatandaşlığından ayrılmaya karar verdim.”

 

CHRISTOPH DAUM HAT SICH SELBST EXPATRIIERT 

Christoph Daum, der alte Trainer von Beşiktaş und Fenerbahçe, hat deklariert, dass er sich selbst ausgebürgert nach der Anerkennung dem „sogenannten Armenien Völkermord“ vom deutschen Bundestag.

Er hat immer bescheid zur Sprache gebracht, dass er zur Türkei treu bleibt. Christoph Daum erläuterte im Gespräch mit dem Zeitschrift İzdiham:

„Ich habe Jahre lang in der Türkei als Trainer gearbeitet. In den größten Fußballvereinen der Türkei zu arbeiten verschenkte mir und meiner Familie beste Erinnerungen meines Lebens. Ich hatte auch manche Vorurteile bevor ich angefangen habe in der Türkei zu arbeiten. Aber ich habe erfahren, dass die Türkei und Türken nicht so sind wie man in Europa denkt. Die Türkei, die man sich in Deutschland vorstellt, und die wirkliche Türkei ähneln sich überhaupt nicht. Die Türkei und meine türkischen Freunde haben dieser Anerkennung der Deutsche Bundestag nicht verdient. Diese Situation hat mich so viel wie in Deutschland lebenden Türken verletzt. Türkei hat sich zur Welt vorgestellt via Beherbergung Millionen syrische Asylanten. Ich habe mich entschieden von deutsche Staatsbürgerschaft selbst zu ausbürgern bis der Deutsche Bundestag sein Urteil rückgängig macht.“

İZDİHAM

İzdiham'ın 37. sayısında Rainer Maria Rilke'nin vasiyetnamesi Sema Peltek'in çevirisiyle Tükçe'de ilk kez İzdiham'da yayımlanıyor. Müslüm Gürses’i kapağına taşıyan İzdiham Dergi’nin Ekim-Kasım sayısı; Meltem Gülname Kaynar’ın hazırladığı İzdiham Maarif Takvimi’yle başlıyor. Rilke’nin Vasiyetnamesi ilk kez Sema Peltek'in çevirisiyle Türkçe yayımlanırken Gökhan Özcan’ın kendine has bir tarzda yazdığı yazısıyla devam eden bu sayıda Gerard de Merval’in morg kaydına yer veriliyor. Erhan Tuncer köşesinde Yeşilçam Şiirlerinden oluşan bir yazı dizisine başlarken; birbirinden farklı üsluplarıyla dikkat çeken ve bu sayıda yer alan yazarlar: Ali Ayçil, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Faruk Aksoy, Furkan Güngör, Güray Süngü, Hakan Göksel, İbrahim Varelci, Melda Zirek, Muhammed Güleroğlu, Oğuzhan Bükçüoğlu, Seda Nur Bilici, Talip Kurşun, Tuğba Karademir, Turan Karataş, Yasin Kara. Şiirleriyle: Bülent Parlak, Abdülhamit Güler, yer alırken; öyküleriyle: Arzu Özdemir, Emine Şimşek, Zeynep Kahraman Füzün; masalıyla: Meryem Ermeydan yer alıyor. Filmler ve Replikler köşesini Berat Karataş hazırladı. Etibar Hesenzade Şehriyar'ın biyografisini yazdığı, Arzu Özdemir'in de bir şiirini çevirdiği dergide: Enes Aras, Mercedes Kadir’i; Ferhat Toka, Cahit Zarifoğlu’nu; Özer Turan, Bakunin’i; Yunus Meşe, Kadı Burhanettin’i anlatıyor. Röportajlarda; Beyazıt Bestami dolarla, Hacı Ahmed Eriş oto tamircileriyle, Mustafa Toprak Ahmet Hamdi Tanpınar ile konuştu. izdiham dergisinin 37. sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.    

2 Comments

Bir Cevap Yazın