Cevat Çapan, Sakın Geç Kalma Erken Gel

Usulca gir kapıdan zile basma
Hiç telaşlanma ben daha dönmemişsem
Yoldayımdır nerdeyse yokuşun dibinde
Suların kararmasını bekliyorumdur
Tuğla harmanlarından gelen yanık havanın

Bahçedeki akşamsefalarına sinmesini
Güç bela dizginliyorumdur içimde
Dörtnala sana koşan küheylanları

Bütün gün kağıttan dağlar arasındaydım
Nabzım ileri giden saat gibi işledi durdu
Dilekçeler kararlar tozlu makbuzlar
Hep adını okudum silinmiş satırlarda
Pencerede kuleler minareler kirli gök
Durmadan kuşlar uçtu bir bacadan
Rüzgara karışan saçlarını gördüm
Bulutlu aynalarda

Balkonun kapısını aç su ver saksıdaki çiçeğe
Geyikli örtüyü ser masaya dinlen biraz
Sessizlik şaşırtmasın seni ürkütmesin
Ben içindeyimdir o alaca sessizliğin
Şehrin gürültüsü dolacak az sonra odaya
Karanlık bir yankıya dönüşecek karşı dağlarda

 

Cevat Çapan
İZDİHAM

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın