Betül Dünder, Sardunyanın Yazgısı

Sardunyanın Yazgısı.

bir çok adın var senin
evlerden evlere geçerken değişmez
rakıda sınırsız…şarapta aynı sessizlik
sarısabır çiçeklerinin okşanması sırf telaş!
yüzünde gezinen gün sonları
alacası var karanlığı var
sesinde bitimsiz

yeryüzünde an çağcıl acıdır:
ansızın untmak
önce beni sonra
adını unutun.
ve ellerini tutuşturdun gün sonları
sonra kapalıçarşı’yı,ayasofya’yı
bir istanbul gibi yandın iskeletinde

oysa ten sarı,dil sarı,ateş sarı
bir tek unutmazsa kendini sarı unutmaz
sakla bunu.
tekrarlarsam adını unutmam seni.
bir çok adın var senin
boz bulanık sardunyanın yazgısı
güz gözüydü gözlerin
fotoğraflarda hep arka sol köşe
ha gittim ha gidiyorum duruşun
bir lunapark enkazı gibi
dudağında kalmış çocukluğun
yeryüzünde en çağcıl suskudur utanmak
acılardan utanılır mı…?
utanırım!
utanırım unutursam seni.
birçok adın var senin
bir adını unutsam…
diğerini hatırlarım

 

Betül Dünder

İzdiham

“Biz yazılıya çalışmıştık, hayat bizi sözlü yaptı.” İzdiham Dergisi’nin 30 sayısı müthiş bir içerikle okuyucusunun karşısına çıkıyor. Edebiyat dünyasında yeni bir çığır açan İzdiham’ı mutlaka okuyun. İçeriği ile göz kamaştıran İzdiham’ın 30. Sayısı okuyucusuna anlamı büyük, yıllarca saklanacak bir hediye de veriyor. Herkes, herkesle gerçekten selamlaşsın diye. İzdiham Dergisi'nin 30. Sayısına buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın