Abdussamed Bilgili, Ben Halkıma Bakınca

 

I.
Ben halkıma bakınca ietete camından
Bir sinek vızılca kıyamet turfanda toplar
Muavinin ileri görüşlülüğü anayasaya uygundur
Çağdaştır, laiktir, demokrattır başka bir boktur
Şimdi ben böyle söyledim diye bana alınananız çoktur!
II.
Ben halkıma bakınca halkım sokaklarda halı
Yıkamanın yasaklığını ama yine de bir tofaşın yıkanabileceğini
Düşünürler günde beş vakit rızık verdiği için sevdiklerini
Akşamları babaların gelip çocuklara Ülker getirmeyi unutmama şarkılarını
Sonra daha neler neler yazmaktan gelmenin yorgunluğunu
Küçücük çocukların taştan atlar önünde, kara tahtalara kara ezberler tükürüp
Aferin Ali, alnımızdan bilgilerle, hem türküm hem çalışkan
Vatan soymak için bundan bundan daha gerekli bir foto roman
Yetmişlerden kalma, seksenlerden kalma postallar
Doksanların çocuklarına aptalmışsın bakışlar
Hem ikibinlerin milenyum kadınları, hem avon ürünlerinin
Satışında yaşanan patlama, kaç masumun öldüğü bilinmeyen bir vadi
Yirmi bir yıl aralıksız yaşamış olmanın verdiği tecrübeyle
Ben halkıma bakınca işte böyle
Gözlüklerimi evde unutuyorum.
III.
Ben halkıma bakınca camdan sabahtan ahşaptan
Omurgasını kuramıyor sabah iş vakitlerine
Yola madem diyor ne için çıkmıştık İsmet Özel
Yüzüm asık geri dönerim hanımın yanına dönerim
Şöyle soğuk bir ayran isterim, tansiyon ilacımı içerim
Gömleğimin yakasını gevşetirim derin nefes alırım
Mutfakta kumanya derin nefes alır odasında genç kız
Oğlum işten döner halkın nazarında bir göz
Önüne bağdaş kurulmuş bir sofra kurulur
Ben halkıma bakarım halkım hala ekranları başındadır
Bir profesör de göbeğini taşır.
IV.
Ben halkıma bakınca halkım bana söylenir
Fransız ayininden beri geri kaldık denir
Bir ekmek bir şarap bir et bir kan
Kiliseye uğrayan çekirdek aile
Kızlarının toplanmış eteklerine
Bakarım ben halkıma işte böyle!
V.
Ben halkıma bakınca nasıl desem ki
Ağzım bozulur nevrim döner midem bulanır
Piçleri dolar gözlerime üniversite ırkının
Saat kaçta hangi durakta beklerim sevgilim gelmez
Sigara içen dilenciye camel verir jeton satın alırım
Osmanlıca’dan kalırım harf inkilabı başıma patlar
Ok atışları yaparım halkı tuttururum
Milli piyango oynarım umut satın alırım
Ben halkıma bakınca eski bir şarkıyı anımsarım.
VI.
Ben halkıma bakınca amfilere bir ıslık dolar
Bilim adına adamların yalanlar tüttürürüm
O kız acemi elleriyle bir sigara katleder
Kominist dostları hesap kesim tarihi affeder
İslamcı kardeşleri devlet fikri alt eder
Kemalistler durmadan bir putu ilah eder
Nurcu abiler gelir sohbete kaset gider
ülkücüler durmadan bir yokuşu kaybeder
Ben halkıma bakınca destanlarım kitabelerim
At  teknolojisi bana pahalıya patlar
Bir ayağım yerdedir bir başım göktanrı
Bunun hesabını kime sormalı?
VII.
Ben halkıma bakınca tanrım şöyle görüyorum:
Adınla uyanan bir yalandır şehir.
Abdüssamed Bilgili, Serseri 18
İzdiham

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın