Yunus Meşe, Kediler Konuşur Mu?

Odada boğucu bir sıcaklık var. Kadın, koltuğun yumuşaklığına bırakıvermiş kendini. Saçları darmadağın. Bir kavgadan yeni çıkmış sanki. Serinlemeye çalışıyor sadece. Elindeki kâğıt yelpazeyi umutsuzca sallayıp duruyor. Vantilatör çalışıyor ama tek katkısı televizyondan yayılan, mahalleden taşan seslere biraz daha ses eklemek. Kadın gözlerini televizyonun ekranına kilitlemiş. Ekranda bir yarışma programı var. Araba hediye ediyorlar. Kadın, yarışmacı çiftler kadar heyecanlı.

Çocuk, halının üzerinde oyuncak kediyle oynuyor. Beyaz tüylü, düğmesine basıldığında miyavlayan bir oyuncak kedi. Kediyi annesinin ayaklarının dibine kadar yürütüyor. Dikkatini çekmek için çabalıyor biraz daha. Annesi, gözlerini ekrandan ayırmayınca dayanamayıp soruyor. Anne kediler konuşur mu? Kadın kuru bir ağaç dalı kadar ruhsuz. Azarlıyor kızını. Kızım salak mısın sen. Konuşmazlar tabii. İnsan mı onlar? Çocuk devam ediyor konuşmaya. Ama Nevzat Amca kedilerinin konuştuğunu söylüyor. Kadın, Saçmalama. Olmaz öyle şey. Oynamana bak sen, diyor. Nevzat Amca’nın kim olduğunu; kızıyla ne zaman, nerede, nasıl konuştuğunu merak etmiyor. Kızını geçiştirmek için cevaplıyor sorularını. Aklı, arabayı kimin kazanacağında.

Yarışma programı reklam arası verince kadın başka bir kanal açıyor. Yine bir yarışma programı. Kanalı değiştiriyor. Abartılı makyajıyla bir kadın, bu sene herkesi evlendireceğim. Hiç şüpheniz olmasın, diyor. Orta yaş ve üzeri seyirciler çoşkuyla alkışlıyorlar kadını. Çocuk kedisini kucağına alıp sessizce ayrılıyor evden.

Nevzat amca bir sokak aşağıda oturuyor. Karısıyla birlikte yaşayan bir emekli mühendis. Çocukları yok. Hiç olmamış. Bu yüzden çocukları çok seviyorlar. Bir de kedileri. Nevzat Amca çocukları daha çok seviyor. Daha uzun. Bazen daha sert. Karısının evde olmadığı zamanlarda daha farklı. Büyük bir sabır ve iştahla izliyor çocukları. Onların sık sık gelmesinden memnun. Daha sık gelsinler diye evin bir odasını oyuncaklarla doldurmuş.

Nurcan’ı görünce gözleri parlıyor Nevzat Amca’nın. Karısı evde değil. Nurcan’ı kucağına alıp içeri götürüyor. Yeni bir oyuncak isteyip istemediğini soruyor. Nurcan içeride gerçek kedileri severken Nevzat Amca elinde bir oyuncakla dönüyor. Siyah, parlak tüylü. Gözlerinde renkli ışıkların yanıp söndüğü bir kedi. Birlikte isim koyuyorlar: Kara.

Nevzat Amca Nurcan’a kedileri nasıl sevmesi gerektiğini söylüyor. Nurcan kedinin yanağını okşarken O, Nurcan’ın yanağını okşuyor. Sonra omuzlarını, kollarını. Sırtına, arkasından bacaklarına doğru inecekken kapı çalıyor. Kerime Teyze geldi. Nevzat Amca, kapıyı açmadan önce Nurcan’a, bir sonraki gelişinde daha kısa bir etek giy, diyor. Kediler eteklerine dolaşmaz. Daha rahat seversin.

Nurcan kucağında yeni oyuncağıyla dönüyor evine. Kapı aralık. Annesi sigara yakmış. Yarışmayı kazanan çift sarmaş dolaş. Mutluluk akıyor gözlerinden. Kadın kızının yeni oyuncağına bakıyor bir an sonra televizyona dönüyor. Vantilatör gürültüsünden gram eksiltmeden çalışmaya devam ediyor. Nurcan odasına götürüyor oyuncağını. Dolabındaki kıyafetlerine bakıyor. Etekleri ayırıyor, üzerine tutarak.

Yeni bir etek seçiyor. Biraz daha kısa.

 

Yunus MEŞE
İZDİHAM

İzdiham'ın 47. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Büyük bir heyecanla beklediğimiz yeni sayıda ”Yaşar Ercan, Gündüz Vassaf, Gökhan Özcan, Yankı Yazgan, Ali Ayçil, Elif Aşiran, Dilek Kartal, Bülent Parlak, Turan Karataş, Seda Nur Bilici, Ahmet Aslan, Sulhi Ceylan, Sümeyye Dursun, Rümeysa Kocaman, Abdullah Harmancı, Hüseyin Hakan, Cüneyt Gönen, Yasin Kara, Ahmet Enis Gürcan, Akın Akaoy, Onur Bayrak, Bekir Şamil Potur, Enes Aras, Mustafa Toprak, Faruk Sarıkavak, Tuğba Karademir, Halil Ecer, Vedat Milör” gibi isimlerin metinlerine yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın