Yasin Şafak, Toparlanın Ekvador’a Gidiyoruz!

“Birazcık yağmur hiç kimseyi ıslatmaz” demiş Tom Waits. Biz bu sözü tartışırken arabaların kornaları birazcık daha ayarı bozuk bir edeple çalıyor, tezgahtar kızlar müşterilerine daha bir alımlı gülüyor, bir dilenci sokağın başında tüm dindarlığıyla elini daha çok sokaktan geçenlerin cebine uzatıyordu.
Yeni haritalar yayınlanıyor, erotik sloganlar çok da azalan beyin hücrelerimizi iğfal ediyor, sekiz askerin hayatı haber bültenlerinin alt başlıklarına sıkıştırılıyordu. Biz sokaktan, sokak kaldırımdan, kaldırımlar zabıtadan, zabıtalar seyyar satıcılardan, seyyar satıcılar mağaza müşterilerinde mağaza müşterileri kendilerinden güzel satıcı kızlardan; herkes kendi olmayandan nefret ederken Vatikan’ın hoşgörüsü kulak tırmalıyordu.

Biz, yenilmiş olmanın zaferiyle gitmeye çoktan karar vermiştik.  Ama nereye ve niçin? Elimizde ne harita, ne de bize yön göstereck pusula vardı. Yağmura inat olsun diye ekvator çizgisine en yakın ülkeleri sıralarken dünyanın göbeğinde karar kıldık: EKVADOR.

Gitmeliydik pılımızı arkamızda bırakmadan. Artık biz, birazcık yağan yağmurdan ıslanır olmuştuk.* Ekvador, ekvatordaydı ve herkese eşit mesafedeydi.

 

* İsmi üzerinde hiç bir tartışma yoktu.

* Yonca Evcimik ve Ferhat Göçer diye isimler onların kültüründe hiç yer etmemişti.

* Sami Yusuf’tan ilahi dinlemiyorlardı.

*LGS ve LYS  sınav sorularının bazılarında “e” şıkkında “Hepsi” diye bir seçenek yoktu. Sorular çalınmıyor, çalanlar çalmayanları suçlamıyordu.

* I. ve II. Cihan Harplerinden haberleri bile olmamış, NATO’ya girelim diye Kore’de binlerce şehit vermemişlerdi.

* Ekvador halkına gaz dağıtım şebekeliği görevini üstlenecek Nihat Gençleri hiç olmamıştı.

* Ekvador tarihinde hiç bir zaman “Şairlik Ve Yazarlık” kursu açılmamıştı.

* Yüz binlerce Türk şairinin hiç bir mısrasında “Ekvador” kelimesi geçmemişti.

* İlnur Çevik Ekvador’daki ihalelerden pay alıp Ekvador’u kardeş ilan etmemişti.

* Toplum mühendisleri ve sosyal hayat teorisyenleri Ekvador’dan sınır dışı edilmişlerdi.

* Askerlerinin ölmelerini ve hayatta kalmalarını sağlayacak bir sebep yoktu.

* Ekvador askeri öldüğünde başbakanları “1 ay sonra Bush’un yanına gideceğim, O’na bir sorayım” demiyordu.

* Ekvador’da Türk, Laz, Çerkez, Alevi, Kürt, Sivaslı, Rizeli ve Karslılar yoktu.

* Mesela ben yoktum.

* Eş durumundan tayin bekleyen öğretmenler ve nöbeti esnasında uyuyan güvenlik görevlisi Ali yoktu.

* Kafası karışık bir halk yoktu.

* Belki Ekvador’da aşk vardı.

* Belki Ekvador’da yağmur vardı.

* Belki Ekvador’da biz yoktuk.

*Belki de en önemlisi Amerika onlardan askeri üs için yer isterken “Biz de New York’tan askeri üs istiyoruz” diyen yiğit yöneticileri vardı.

Yasin Şafak

İZDİHAM

İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.
Unutamayacağınız bir sayıyla karşınızdayız.

Edebiyat, edebiyatçılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir diyen İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı.

İlk sayısından itibaren özgün bir tavırla halkın nabzını tutan ve hayatın içinden sesleri sayfalarına taşıyan İzdiham Dergisi 45. Sayısıyla da tüm dünyanın içinde bulunduğu bir tabloya kapağında yer verdi. Türkiye Günlük İnsanlık Endeksi tablosuyla son yaşananlara apayrı bir pencereden bakan İzdiham Dergisi arka kapak tasarımında da yine bir insanlık tablosuyla karşımıza çıktı.

 ‘Artık eskisi kadar yakın olamayız’ temalı İzdiham Dergisinin 45. Sayısında Özer Turan, Rümeysa Kocaman, Gökhan Özcan, Ali Ayçil, Abdullah Harmancı, Güven Adıgüzel, Mehmet Narlı, Bülent Parlak, Seda Nur Bilici, Bekir Şamil Potur, Emine Şimşek, Sümeyye Özbay, Adem Maksatsız, Nurdal Durmuş, Esma Koç, Yaşar Ercan, Ahmet Aslan, Halil Ecer, Ahmet Can, Turan Karataş, Selahattin Yusuf, Onur Bayrak, Berat Karataş, Enes Aras, Gökçe Yüksel, Muhammed Güleroğlu, Mehmet Ercan, Yasin Kara, Hüseyin Hakan, Dilek Kartal gibi edebiyat camiasının önemli isimlerinin yazmış olduğu içerikte kapak kadar çarpıcı metinlere yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın