Senem Gezeroğlu İle Konuştuk

SENEM GEZEROĞLU; 1986, Kayseri doğumlu. Erciyes Üniversitesinde lisansını, Nevşehir Hacı Bektaş Veli Üniversitesinde yüksek lisansını tamamladı. Şu an Türkçe öğretmeni olarak görev yapmakta, Yeni Türk Edebiyatı alanında çalışmaktadır. Yazarın çeşitli dergilerde deneme, makale, edebî eser inceleme, tahlil-tanıtım ve söyleşi türünde çalışmaları; Hece, Hece Öykü, İtibar, Post Öykü, Yedi İklim, Mahalle Mektebi ve Türk Edebiyatı’nda ise öyküleri yayımlanmıştır. Zaman Dursun İstedim, Uluslararası Zeytinburnu Öykü Festivali kapsamında düzenlenen “ilk kitap ödülü”ne lâyık görülmüştür.

Kitapları: Harflerin Aşkı (deneme, 2013), Zaman Dursun İstedim (öykü, 2016), Unuttum Yalnız (öykü, 2018).

İzdiham: Niçin yazıyorsunuz?

Senem Gezeroğlu: İçim için, kendimi bulmak ve bilmek için, hayatı anlamak ve anlamlandırmak için, kalbimin ve başımın ağrısını dindirmek için, unutmak ve hatırlamak için, zamanı durdurmak ve mekânı aşmak için, yazmaktan başka bir işe yaramadığım için. Ve daha birçok şey için.

İzdiham: Yalnız olduğunuzu düşünüyor musunuz?
Senem Gezeroğlu: Düşünmekten öte bir şey, yalnız olduğumu biliyorum.

İzdiham: Edebiyat delilik midir?
Senem Gezeroğlu: Edebiyat, delilik ve dâhilik arasında gidip gelen bir şeydir.

İzdiham: Sizi özetleyen en iyi cümle nedir?
Senem Gezeroğlu: Doğdu, okudu, yazdı, sevdi ve öldü.

İzdiham: Sizi yazmak mı daha çok heyecanlandırıyor; yoksa eserlerinizin okunması mı?
Senem Gezeroğlu: İkisinin de yeri ayrı. Yazarken yalnız heyecanlanıyorum, yazdıklarım okunurken hep beraber heyecanlanıyoruz. Sonra zaman geçiyor. Bende bir şeyler bitiyor ama kitapta yaşamaya devam ediyor. Birkaç cümlenin birkaç hayata dokunduğuna şahit oluyorum. Sonra bende bir şeyler yeniden başlıyor. Bitiyor. Başlıyor. Bitiyor. Bu süreç böyle devam ediyor. Şimdilik.

İzdiham: Yeni bir kitap yazmayı düşünüyor musunuz?
Senem Gezeroğlu: Ben hep düşünüyorum. Kafamın içinde kitaplar, hikâyeler, karakterler ve kelimelerle geziyorum. Ama bunların dışarı çıkmasına hayat ne kadar izin verebilir, ben kendime ne kadar izin verebilir de yazabilirim, bilmiyorum.

İzdiham: Derin sularda yüzmek mi; yoksa beş yıldızlı bir otelin havuzu mu?
Senem Gezeroğlu: Yüzme bilmeyen biri için hepsinin sonu boğulmak. O yüzden benim için nerede olduğunun bir önemi yok, bir kaşık suda bile boğulabilirim.

İzdiham: Yürümek mi makam aracı mı?
Senem Gezeroğlu: Tabii ki yürümek. Dağda, taşta, yolda yürümek. Durmadan yürümek. Kilometrelerce yürümek. Yürürken düşünmek, müzik dinlemek, dünyayı izlemek, hikâyeler uydurmak, içimle konuşmak, kelimelerle adım atmak. Çok severim. Üç gün yürümesem dördüncü gün kendimi kötü hissederim.

İzdiham: Boş zamanınız var mı?
Senem Gezeroğlu: Kendime ayırdığım zamanlarım var ama bunları boş zaman olarak görmem. Zamanın her bir zerreciği doludur benim için.

İzdiham: Size sorulduğunda en nefret ettiğiniz soru hangisidir?
Senem Gezeroğlu: Bu kitapların hepsini okudun mu?

İzdiham: En sık kullandığınız kelime hangisi?
Senem Gezeroğlu: Canım.

İzdiham: Kıskandığınız bir yazar var mı?
Senem Gezeroğlu: Var. Ama benden iyi olduğu için değil (elbette benden çok çok iyi), onu başka okurlarıyla bölüşemediğim için.

İzdiham: Nobel edebiyat ödülü sizin için ne ifade ediyor?
Senem Gezeroğlu: Açıkçası Nobel edebiyat ödülünün benim için ne ifade ettiği Nobel edebiyat ödülünün umurunda değil. Bu da benim umurumda değil. Ben sadece yazıyorum, yazıma bakıyorum, yazma eyleminin kendisi zaten ödüldür, buna inanıyorum. (Tamam bazen de cezadır, buna da inanıyorum)

İzdiham: Yazdığınız metnin bitmiş olduğunu nasıl anlıyorsunuz?
Senem Gezeroğlu: Bir kelime daha eklesem taşacakmış gibi, bir kelime daha çıkarsam yıkılacakmış gibi olduğunda.

İzdiham: Okumaktan keyif aldığınız yerli yazarlar var mı?
Senem Gezeroğlu: Var.

İzdiham: Türkiye dışında başka bir ülkede yaşasaydınız bu hangi ülke olurdu?
Senem Gezeroğlu: Türkiye’de değilsem başka ülkede de yaşayamazdım daha doğrusu oraya da bağlanamazdım, diyar diyar gezerdim gibi geliyor.

İzdiham: Sizi diğer yazarlardan farklı kılan nedir?
Senem Gezeroğlu: Bunu ben bilemem. Diğer yazarları benden farklı kılan şeyin dışında kalan o şey neyse odur galiba. Bunu eleştirmenler ve zaman bilir.

İzdiham: Çay mı portakal suyu mu?
Senem Gezeroğlu: Çay ve kahve. Sağlıklı bir Senem için günde en az 2 litre.

İzdiham: Okurlarınızla aranızda bir gönül bağı var mı?
Senem Gezeroğlu: Var, hem de beni hayata tekrar tekrar bağlayacak kadar güçlü bir bağ… Bunu anlatabilmem, buraya sığdırabilmem mümkün değil.

İzdiham: Yazarlık kurslarına inanıyor musunuz?
Senem Gezeroğlu: İnanıyorum. Çünkü inanmak başarmanın yarısı. Yazarlık kurslarına gidenler de inansın. Çünkü inanmak başarmanın yarısı.

İzdiham: En sevdiğiniz Edebiyat Dergisi hangisi?
Senem Gezeroğlu: Sevdiğim ve takip ettiğim birçok edebiyat dergisi var ama artık en sevdiğim edebiyat dergisi tabii ki Muhayyel :))

İZDİHAM 

Eğer yeni bir şey başlatmak istiyorsanız her şeyi unutmak gerek. İzdiham yepyeni bir heyecan, tasarım, içerik ve estetik ile okurlarının karşısına geçiyor.

Türkiye’de yeni bir dergicilik anlayışının öncüsü olacak bir çalışma ile İzdiham bütün heyecanını ve her şeyi en iyi şekilde yapma düşüncesini bütün sayfalarına taşımış. izdiham dergi 41. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.



.

Bir Cevap Yazın