Saraybosna’da Ölüm

Danis Tanoviç yeni filmi ‘Saraybosna’da Ölüm ile Saraybosna Suikasti’nin üstünden geçen yaklaşık 100 yıl sonra aynı yerde vücut bulan şiddeti hikayeleştiriyor.

Filmin konusunu 1. Dünya Savaşı’nı başlatan Saraybosna Suikasti oluşturuyor. Olay örgüsünü karakterlerden birinin kullandığı ’20. yüzyıl Saraybosna’da başladı ve Saraybosna’da bitti’ cümlesi kuruyor.

Özellikle ortaokul ve lise tarih kitaplarından hatırlayacağımız üzere yıllarca beynimize kazınan bir tarih bilgisinin aslında barındırdığı dramlara tanıklık ediyoruz bu filmde. Avusturya-Macaristan İmparatorluğu Arşidük’ü Franz Ferdinand’ı öldüren Sırp Milliyetçisi Gavrillo Princip bir kahraman mıydı yoksa gerçekten 1. Dünya Savaşı’nın başlamasına sebep olan bir katil/suikastçi miydi? 21. yüzyılda bir gazeteci, bir televizyon programında bunu sorgularken tanışıyoruz başkarakterimizle. Yılların birikmişliği kimilerinde savaştan kaçma isteği yaratırken kimilerinde kin duygusunu mu uyandırıyordu? Gavrilo Princip’le aynı adı taşıyan başkarakter de en az Franz Ferdinand’ı öldüren kadar masum mu yoksa katil miydi?

Gavrilo, Avrupa’nın tüm dünyaya dayattığı Princip’in suikastçi olduğu fikrini kabul etmeyeceğini anlatmak ister gazeteciye. Ona göre kendi tarihleri, başkaları tarafından yazılmıştır. Gazeteciye göre ise, Gavrilo Princip bir kahraman dahi olsa, binlerce Boşnak’ı soykırıma sürüklemiştir. Bu sebeple de böyle bir insanın kahraman olarak lanse edilmesi asla kabul edilemeyecek bir şeydir.

Gazetecinin çekim yaptığı ve Gavrilo’yla çatısında tartıştığı otelde ise aynı zamanlarda bambaşka dramlar yaşanıyordu. Çekimlerin sürdüğü sıralarda Hotel Europa, Birleşmiş Milletler için çok önemli bir toplantı hazırlığındaydı. Ancak otel ödeyemediği borçlar yüzünden çalışanlarına ödeme yapamıyordu. Çalışanlar grev hazırlığındaydı. Otel müdürü Ömer ise her ne pahasına olursa olsun o toplantının yapılması için her şeyi yapmaya hazır olacak kadar gözü dönmüş bir yöneticiydi.

Başka katlarda başka keşmekeşleri ve kargaşaları barındıran film, sonunda yine tek bir hikayeye dönecek, yaklaşık yüzyıl sonra aynı yerde başka bir ölüm yaşanacaktı. Savaşların şekli değişse de yüzünün çirkinliği aynı kalacaktı.

Filmin en ilginç sahnelerinden biri ise en önemli konuklardan birini korumakta olan polisin karısıyla yaşadığı kanepe muhabbeti. Çatıda asırlık bir tartışma kendine yön bulmaya çalışırken, grev yapmakta olan çalışanlar işkencelerle sınanıyordu. Bu sırada ise bir polisin tek derdi, maddi durumunun yetersizliği nedeniyle alamayacağı koltuk takımı hakkında karısıyla tartışmaktı.

Yönetmen bu filmde sorular yöneltirken, hepsini yanıtlamak yerine, bunu diyaloglar halinde bize sunuyor. Acıları dindirmenin, barışın ve anlaşmanın yolu olarak da tüm film süresince bize ‘diyalog kurmanın’ önemini anlatmaya çalışıyor.

Danis Tanovic ‘in Saraybosna’da Ölüm filmi, Bernard Henri Levy’nin eseri Hotel Europa’dan esinlenildi. Çekimler ise Saraybosna’da bulunan Holiday Inn Oteli’nde yapıldı.

 

 

 

 

 

Duygu Akağız, Ortakoltuk

İZDİHAM

 

 

 

 

İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.
Unutamayacağınız bir sayıyla karşınızdayız.

Edebiyat, edebiyatçılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir diyen İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı.

İlk sayısından itibaren özgün bir tavırla halkın nabzını tutan ve hayatın içinden sesleri sayfalarına taşıyan İzdiham Dergisi 45. Sayısıyla da tüm dünyanın içinde bulunduğu bir tabloya kapağında yer verdi. Türkiye Günlük İnsanlık Endeksi tablosuyla son yaşananlara apayrı bir pencereden bakan İzdiham Dergisi arka kapak tasarımında da yine bir insanlık tablosuyla karşımıza çıktı.

 ‘Artık eskisi kadar yakın olamayız’ temalı İzdiham Dergisinin 45. Sayısında Özer Turan, Rümeysa Kocaman, Gökhan Özcan, Ali Ayçil, Abdullah Harmancı, Güven Adıgüzel, Mehmet Narlı, Bülent Parlak, Seda Nur Bilici, Bekir Şamil Potur, Emine Şimşek, Sümeyye Özbay, Adem Maksatsız, Nurdal Durmuş, Esma Koç, Yaşar Ercan, Ahmet Aslan, Halil Ecer, Ahmet Can, Turan Karataş, Selahattin Yusuf, Onur Bayrak, Berat Karataş, Enes Aras, Gökçe Yüksel, Muhammed Güleroğlu, Mehmet Ercan, Yasin Kara, Hüseyin Hakan, Dilek Kartal gibi edebiyat camiasının önemli isimlerinin yazmış olduğu içerikte kapak kadar çarpıcı metinlere yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın