Salim Nacar, bir romalının makamını okşayan kentakili bir kılıç

tartar ağzın tartar, viyadükleri düşünmenin fransızcasını
bir çiçek tasarlanır kızlara geçilmekten,
güneş açtı; aç dedim göğsünü kaygılanayım biraz
çocukları kanona gönderdim korkma yalnızız ama az

biz bile bir yerde argonun latincesidir iki kere olmaya
bir zamir beğendim ve taşırdım seni rabbin kıyısından
beni bu aşkla atlat, ben nasıl nafileyim, ben nasıl
ah! bir tren başlasa şimdi yüzünde, eksiliyor tabiat

gözleri görmeyen bir çerkesin arabasını çekiyorum
bağışla beni ahmet abi! bir türlü inanamıyorum anadoluya
sevgilim sen de bağışla! güzellik katıyor bu dindarlık sana
orucum, ağzımdan eksilmiyor allah ve silah ve bir kelime daha

parkları ağzıma alarak daha neyi ispatlayabilirsin
ah! bunları çölde çıra yaktığım ahir zamanlara say
bir romalının namlusunu okşuyor kentakili bir kılıç
seni çok özlüyorum, kendine iyi bak, öptm by.

Salim Nacar

İZDİHAM

izdiham dergi 42. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın