Özgür Ballı, Anlam Adım

 

kendime söz geçiremeyince uzanıp yanağıma bir tane
güzel bir söz söyle bana içinde istan bulunmasın
her valiz toplayışımda her trene binişimde
ayakkabılarını çıkaran o kızı anımsıyorum
daha iyisini yazamayacağım o şiirlerin biliyorum tanrım
çok büyüklerdi onlar haydarpaşa garını yıktılar
heykelleri yıktılar, kadınları dövdüler ve onlardan
korkuyorum.

buradan bir bakıyorum öylece küçülüyor dağ
şehrin borularını söktüler yollarını bozdular
ben şimdi içime doğru eksilen bir hava durumuyum
kapımda öylece duruyor ters dönmüş bir böcek
ayaklarını oynatışından aklımı kaçırıyorum
ölmemesine üzülüyorum böceğin,
kuşların sakızı sanmasına
küp şekerlerin kağıtlara sarılmasını, anlamıyorum.

anlamıyorum neden ısrar ediyorum küçük harflere
bu lüzumsuz umuda, durmadan eksilen umuda
umut dediğin bir adamın sayısal oynaşında değil
bir adamın asgari ücretle durmadan sabah yedide
altı olacaktı ben bir arttırıyorum
kafiye aramıyorum sen aklımı koru
yanağımı koru, çocukluğuma dokunamaz kimse
ilk gençliğimi koru benden, büyüyemiyorum.

çünkü ben şairlik ediyorum
boşboğazlık ediyorum tencereler tavalar
hazır çorbalar, hazır yemekler, fastfood diyorum
hızlı tüketiyorum, hızla tükeniyorum sen ellerimi koru
saçlarımı koru çok dökülüyorum
yanlış yöne oturuyorum sana doğru kayıyor direkler
elektrik tellerinden kuşları koru
yaşlanıyorum, büyüyemiyorum, özür diliyorum
uzak durun benden, şimdi özetler.

 

 

 

 

 

Özgür Ballı, Aşkar 24

İzdiham

 

 

 

 

 

 

 

 

 

izdiham dergi 42. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın