Nuran Köse Baydar, Sözgelimi


söz

senden olunca

bir yetim öyküsü geçiyor ölü harfler arasından

aklımın mezarlığında bağdaş kurup oturuyor

morg vari renkleriyle yalnızlık

sırra kadem bir mazinin bedeli mi bu 

biz birlikte ölmezsek 

toprağın içi sızlamaz mı hiç

söz

sana olunca

avluya bırakılmış yamalı bir bohça gibi 

boynu bükük dağılıyor düşlerim

derme çatma yolların kaybolmuş yoksulu 

yazılmayanı aramak için düşüyor cümle aleme

el değmemiş inci mercan 

hangi denizlerin bağrında gizli

söz

sen ile olunca

kaybolmuş kadar şaşkınım

bilemedim satır arası yolculuğun imlasını

kaç bilet daha kesmeli sevda nöbetlerine

kül ve duman yükseliyor göz çukurlarımdan

yağmurlarım avaz avaz kanıyor 

rehin düşüyor avuç içlerimde sırlarım

söz

sende olunca

hangi mevsimin mecali yeter ki ifade etmeye

tek tek heceliyorum maviye gem vurmuş zamanı

kırlangıçlara takılıp göç eden bahar

adının müjdesini saklıyor doğacak iklimlere

razıydım oysa güneşin yanında asırlara bölünmeye 

kurşuni gözlerin nefesime batmadan önce

söz

sen olunca

kapıları örtüyor küstüm çiçeği

âh…

Nuran Köse Baydar

İZDİHAM

İzdiham'ın 44. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Yorumlar!

Bir Cevap Yazın