26 Ağustos 2020

Nazlı Kübra Çevik; Yaşadıklarım ve Şahit Olduklarım İlham Kaynağımdır

ile dilek

Cihat DÜNDAR, genç yazar ve oyuncu Nazlı Kübra Çevik ile sizin konuştu. Yazarlık ve ilerleme kaydettiği oyunculuk kariyeri üzerine açıklamalarda bulunan Çevik Edebiyat Parkı, Kar tanelerinin damlayan gözyaşları isimli eserlerinden olumlu geri dönüşler aldığını belirtirken bir de tavsiye de bulundu. “Emek verip çaba sarf etmelisiniz. En ufak olumsuzlukta vazgeçmemelisiniz.”

Öncelikle sizi tanımak isteriz. Nazlı Kübra Çevik kimdir?

1995 yılında İstanbul Fatih’te dünyaya geldim. Kastamonu’nun Tosya ilçesinin Aşağıkayı köyünde ve İstanbul Sultanahmet’te çocukluk dönemim geçti. Nişantaşı Üniversitesi Çocuk Gelişimi ve Eğitimi bölümü mezunuyum. Anadolu Üniversitesi Radyo ve Televizyon bölümü okumaktayım. Müjdat Gezen Sanat Merkezinde tiyatro kapsamında temel oyunculuk ve diksiyon eğitimi aldım. Şu anda oyunculuk eğitimime şöhret tiyatrosunda federasyon eğitimi alarak devam etmekteyim. Aynı zamanda da çocuk oyunları ve yetişkin oyunlarında aktif roller aldım ve devam ediyorum.

Hobi alanlarım olan, keman ve ebru sanatı ile iki senedir ilgilenmekteyim. Ebru sanatı alanında belge aldım. İlerde küçük çaplı bir atölye açmayı düşünmekteyim.25 yaşında çoğu hedefine ulaşmış,  hayat enerjisi yüksek,  dolu yaşamayı seven birisiyim. Hedeflerime bağlı, azimli, çalışkan, çetrefilli yollardan, haznesine dikenler battıkça özünü bulan ve bunu harmanlayıp kendini geliştirmek için sürekli çaba sarfeden kabiliyetli, lisanı lütufkâr olan genç bir arkadaşınızım diyebilirim kendim için.

Çocukluğumdan beri yazı yazmayı seven, sanata olan ilgisini gerçek yaşama uyarlayan algı düzeyi yüksek ve seçicilik bakış açısına sahip, kendini seven, önemseyen, saygı duyan ve çevresine de bu pozitif enerjiyi yansıtmayı seven biriyim. Her şeyi yerinde ve zamanında yapmayı seven, ileri görüşlülüğü ve disiplinli bir yaşantı halinde olan biriyim.

İlkokul sıralarında iken yazım çivi yazısı gibi olduğu için sınıf arkadaşlarım tarafından sürekli dalga geçilen, kalemi yere fırlatılan yine de asla pes etmeyen, kalemi üç parmak ile tuttukça öğretmenim tarafından iki parmak haline getirerek destek oldukça yazısı düzelen birisiyim. İlkokul sıralarında iken orta kulak iltihabı geçirdim ve orta kulağımdan dolayı işitme sorunu yaşadığım için dudak okuyarak ders dinleyen ve anlamaya çalışan, aynı sene içerisinde babam kulak burun boğaz teknisyeni olduğu için erken teşhis edilmesiyle sağırlıktan kurtulan da benim.

İçimdeki enerjimi Kore ve Kıbrıs gazisi torunu olmama bağlıyorum. İlk kitabım yayınlanmadan önce dolandırıcılık mağduru oldum ancak yine de hayallerimden vazgeçmedim.

Yazarlık hayatınız nasıl başladı? Size öncülük eden bir isim var mı?

Yazma serüvenim küçük yaşlarda başladı. Dördüncü sınıfta Hacivat – Karagöz uzun karşılıklı diyaloglu yazılar yazdım. Sınıfta kendimi denemek adına okudum. Arkadaşlarım ve öğretmenim çok beğenmişlerdi. Sonrasında ortaokulda fabl ve hikâyelerim okul dergisinde yayınlandı. Lise dönemimin ilk yıllarında ‘Annem’ adlı şiirim okul dergisinde yayınlandı. Bu şiiri babaannemden esinlenerek yazmıştım. Çünkü çocukluğumun uzun bir evresi onun yanında geçti. Babaannem küçükken hep hayat hikâyesini anlatır, gözünden yaşlar süzülürdü. Bir gün ansızın dedim ki; anlat ben seni pür dikkat dinleyeceğim. Başladı anlatmaya, bir buçuk yaşındayken, annesi ve babası hayatta iken yetim kalmış. Dedesi ve babaannesi büyütmüş onu. Dinledim.. Babaannem anlattı ben dinledim. Dinledim, dinledim, sonrasında yazmak için kaleme sarıldım.

Üniversite yıllarında dedim ki bu kadın bu kadar şey yaşamış, neden lafta kalsın ki, yazma geçmişimde var… Kalemi elime aldım ve devam ettim.2018 yılında ilk matbaada bastırdım kitabımı sonrasında yayınevinde yayınlanma süreci başladı. 2020 yılında da ‘Edebiyat Parkı’ ve ‘Aforizma Rüyası‘ adlı kitabım yayınlandı. Kitabım yayınlanmadan önce de bir yıl boyunca Güray Süngü’den yazarlık eğitimi aldım. Bu şekilde yol kat ettim.  Dergilerde yazmaya başladım. Bana öncülük eden isim ‘babaannem’ diyebilirim. Onun harici insanlar, bazı insanları anlayamazsın ve kaleme dökersin şahsen bende öyle oldu.

Yazarken nelerden  etkilenirsiniz?

Geçmişimde yaşadığım, beni derinden etkileyen, hayat serüvenimde dengemi bozan ağır hususlardan etkilenirim.  Bence bir insan yaşamadan yazamaz ve kelimelere dökemez. İyi veyahut kötü bir şeyler yaşamış olması gerek. Günümüzde tabii ki de kimsenin hayatı dört dörtlük değil, fakat bazı insanların yaşadığı şeyler de bana ilham kaynağı oldu ve kalemime yansıdı diyebilirim.

Katıldığınız Edebiyat Parkı isimli kolektif kitaptan bahseder misiniz?

‘Edebiyat Parkı‘ benim ikinci çalışma kitabımdır. Antoloji üzerinedir ve 30 yazar ile birlikte yazmış olduğumuz hikâyeler, şiirler, makaleler gibi eserler üzerinedir. Elimde mevcut değildir, temin etmek isteyenler Sisyphos yayınevinden ulaşabilirler.

Okuyucu ile buluşan ” Kar tanelerinin damlayan gözyaşları isimli eserinizden bahseder misiniz?

İlk kitabımdır. 2018 yılında okur ile buluşmuştur… Kitabım çok zor şartlarda, meşakkatli olarak yayınlanmıştır. Buram buram emek, meşakkat, zorluklar altında siz değerli okuyuculara umarım ışık tutmuştur.21 yaşında dolandırıcılık yaşadığım için ilk kitabımı kendi çapımda çıkarmak zorunda kaldım. Matbaada basmak zorunda kalan yine de etraftan güzel ilgiler, okurlar alan, sonrasında destekçilerine kulak verip kendi çapında olan kitabına eklemeler yapıp yeniden kaleme alan ve 23 yaşında yayınevi basım süreci bittikten sonra gözyaşları içinde babaannesine kitabı ulaştırıp okuyan, hayat mücadelesinden asla ödün vermeyen biriyim. Kar Tanelerinin Damlayan Gözyaşları adlı kitabım, iki nesil Anadolu kadınının babaannemin annesinin ve babaannemin hayatından kesitler sunarak geçmişteki kadınların yaşadıkları zorlukları, günümüzdeki kadınların rahat bir yaşam olanağı içinde yaşam tarzlarına önsezi yapma olanağı sunuyor.

Okuyucu ile buluşan Aforizma Rüyası isimli eserinizden bahseder misiniz?

‘Aforizma Rüyası’ adlı kitabımın içeriği şiir teması üzerinedir. Yazmış olduğum üçüncü kitabımdır. İlkokulda şiir üzerine yazıyordum fakat şiir konusunda çok iyi olduğumu iddia edemem. Buna istinaden yine de kitabımı alıp okuyan okur kitlesi olsun,  genel dergilerde yayınlanan şiirlerim olsun beğeni ve ilgi gördüklerini dile getirmek istiyorum. Bu ilgi de beni şevklendiriyor. Eserler çıkarmama vesile oluyor. Şiir kitabımın ayrı bir özelliği de kapağını yapmış olduğum ebru sanatı ile sizlere sunmam oldu. Şiir severler ve destek olmak isteyenler için kitabım kitap yurdu sitesinde mevcuttur, oradan temin edip olumlu ve olumsuz yanlarını bana kitabımın içerisinde bulunan mail adresimden mesaj atarsanız çok sevinirim. Kitabımın arka kısmında bulunan ufak nakarat ile bu soruyu bitirmek istiyorum.

Duygusunu sunmak,  apansız,
Peki ya seni betimlemek, muazzam.

Kar Tanelerinin Damlayan Gözyaşları kitabının ismi nerden geliyor?

İlk kitabımı kendi çapımda çıkardığım için ilkte üç kar tanesinin hikâyesi idi. Babaannemin annesi ve babaannem,  son olarak da benim hayat hikâyemin bir dönüt kısmı olduğu için üç kar tanesiydi. Sonrasında editör süreci bittikten sonra başlık kısmına gelince iki gün boyunca düşündüm, ikinci günün öğle zamanlarında hafiften bir rüzgar esti odama. Camdan tarafa doğru baktım ve zihnime yöneldim. Baskı yaptım düşünmek için aniden ağzımdan dökülüverdi: Kar Tanelerinin Damlayan Gözyaşları.

Kar tanelerinin damlayan gözyaşları isimli eserinizi okur gözüyle yorumlar mısınız?

Çok akıcı bir çalışma bir günde okuyup, bitirilebilir. Analiz etmek gerekirse; hayatınızdan kesitler bularak, günlük yaşamımıza uyarlanabilir. Hikâye ibretlik olduğu için, hikâye bitimi ders alınabilir. Diyalog halinde de yazıldığı için nerede ne olacağı merak ediliyor ve hikâye sizi sürüklüyor. Eskiyi anlatım iyi yalnız sadece eskiden kız isteme olayı kahve ile yokmuş. Orası biraz modern olmuş. Hamide ile kızı kavuştular mı? Açık uçlu kalmış merak uyandırma açısından gayet iyi bir olay örgüsü olmuş. Aradaki atışmalar kitabın tuzu biberi tarzında.

Yeni çalışmalarınızdan bahseder misiniz?

Yeni çalışmalarım var. Genellikle senaryo üzerine çalışıyorum artık çünkü oyunculuk ile de iç içe olduğum için tiyatroda da hocalarım yazıp, oynamam taraftarı o yüzden kitap üzerine değil de artık senaryo yazarlığı üzerine çalışmalar yapıyorum. Hedefim tabiiki de 30 yaşıma kadar 6 adet yayınlanmış kitabımın olması. Ama senaryo yazarlığı daha yakın geliyor. Harici bir kaç dergide yazarlık yapmaya devam ediyorum. Hedefim bir diziye girip, devamlı oyuncu olmak.. İngilizcemi geliştirmeye çalışıyorum, yurtdışında oyunculuk eğitimi almak istiyorum.. Rumuz Goncagül adlı oyunumuza hazırlanıyorum.

Covid 19 salgını sizi nasıl etkiledi?

Tabii ki de olumsuz etkilediği kadar olumlu etkilediği yanları da oldu. Yeri geldi karnımızı doyuracak kek, kurabiye, ekmek yaptım yeri geldi kalemimin kuvvetini arttırdım. Halk Edebiyatı dergisinde Corona adlı şiirim yayınlandı. Üçüncü kitabımın yayınlanmasına ve evde ebru atölyesi açmama vesile oldu. Onun harici keman eğitimi almaya devam ettim. Kitap okumaktan uzaklaşmıştım bol bol kitap okudum. Evde durmaya alışkın bir yapım yok fakat bunu fırsata çevirmeyi başardım. Sıkıldığım anlarda aktivite yaptım. Kimi zaman ebru sanatı kimi zaman keman çaldım kimi zaman da yazı yazdım. Sela verildikçe hüzün doldu içime. Ölenler açısından çok üzücü bir süreçti onun harici evde motive edici etkinliklere yöneldim.


Röportaj: Cihat Dündar
İZDİHAM