Muhammet Durmuş, Kar Kokusu

Kar yağıyordu ne bileyim
Öyle beyazlar içinden
Bir akşamüstü
Kırmızı şaşkınlıklar arasından
Akasya döküyordu tebessümün
Siyah simsiyah aylardı gözlerin

Ana duası gibi geliyordun
Kuşanıp beline mercan adalarını
Zarif kuş sedalarını mahmuzlayıp
Birkaç gezegen takıp eteklerine
Ardında geyik sürüleri
Ardında yemyeşil bir orman uğultusu

Huzurun serin
Denizin bol köpüklü
Alacaklı mavisini indirdin sırtından
Omzundan menekşeler yuvarlandı
Bereket dağıtıyordun
Siyah ve kahverengi sarmaşıklarla
Diriliyordu saçların
Meylediyordu saçlarıma

Bir akşamüstü
Öyle beyazlar içinden

Kar yağıyordu
Her bir tanenin her köşesi seçiliyordu
Ağır ağır yürüyordu zaman
Her şeyin sonunu çağıran
Acı siren sesleri
Aramızda yankılanıyordu

Yeryüzüne ulaşınca birer kıvılcım oluyordu
Düşen her ne varsa
Yamaçlarla toslaşan dalgalar
Şehri bastırıyordu

Ardında geyik sürüleri
Ardında yemyeşil bir orman uğultusu
Mesafe kısaldıkça
Çatlıyor çatlıyor çatlıyordu

Bu duman bu kar kokusu
Ölüyorduk belki ne bileyim
Öyle beyazlar içinde
Bir akşamüstü

 

 

 

 

 

Muhammet Durmuş

İZDİHAM

 

 

 

 

 

 

Eğer yeni bir şey başlatmak istiyorsanız her şeyi unutmak gerek. İzdiham yepyeni bir heyecan, tasarım, içerik ve estetik ile okurlarının karşısına geçiyor.

Türkiye’de yeni bir dergicilik anlayışının öncüsü olacak bir çalışma ile İzdiham bütün heyecanını ve her şeyi en iyi şekilde yapma düşüncesini bütün sayfalarına taşımış. izdiham dergi 41. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.



.

Bir Cevap Yazın