Mehmet Yıldırım, İnsan

Bir ömür yazarsın, bir an yazman gerektiğinde silinir aklından alfaben. Bir ömür konuşursun, öyle bir an gelir ki konuşman gereken yerde lâl oluverirsin. Koşarsın hep, bir yerlere, birilerine yetişmek için. Kısacık bir an gelir adım atamaz, yürüyemezsin. Bakarsın hep, yakınlarını ayrı izlersin uzaklarına ayrı dalarsın. An gelir bakıp da görmen gerekeni göremezsin. Bir ömür duyduğun şeylerle yaşar, onları kurgularsın zihninde. Zaman odur ki en duyman gerekeni duymaz, sağır oluverirsin.

İnsansın en nihayetinde etten, kemikten ve eksiklikten yaratıldın. Hiç düşündün mü neden ilk insandan bu yana evlilik var diye? Sevgi nedir? Sevdanın anlamı ne diye?

Âdem, Havva’ da kendinden bir şeyler buldu. Havva, Âdem’de bir şeyler. Havva elmayı gösterdi, Âdem tereddüt etmeden elmayı yedi. Cenneti birlikte terk ettiler, yeniden girebilmek için birlikte mücadele ettiler. Havva’nın yorulduğunda Âdem, Âdem’in yorulduğunda Havva omuz verdi sevdalarına. Hem dünyaya neslini bıraktılar hem de yaptıklarının bedelini birlikte ödediler. En nihayetinde ne yaptılarsa birlikte, ne çektilerse birlikte çektiler.

Dedim ya insan etten, kemikten ve eksiklikten yaratıldı. Havva’nın eksikliği bir sevda ve dağ idi. Âdem ona dağ oldu. Âdem’in eksikliği bir sevda ve akıl idi. Havva ona akıl oldu. Eksiklikleri neyse yine birbirlerini oradan tamamladılar, oradan sevmeye başladılar.

İşte ben, en başta dediğim gibi bir ömür yazanlardan. Yazmam gerektiğinde yazamayanlardan.

Aciz bir kul, garip bir âşık…

Bende ne eksikse sende buldum. Yazdım, yine yazdım, yine yazdım. Yazmam gerektiği yerde durdum. Cümlelerim sen oldun. Konuştum, konuştum. Konuşmam gereken yerde sustum. Sen dilim oldun. Koştum, hep koştum. Yoruldum aman dediğimde kolumdan tutup sen tuttun. Baktım, sürekli etrafıma, uzaklara baktım. Görmüyorum dediğimde gözüm oldun, görmem gerekeni gördüm. Duydum, iyiyi de duydum kötüyü de. An geldi sağır kaldım dünyaya, insanlara. Tek tek fısıldadın olanları kulağım, dengem oldun.

Ben bende ne kadar eksiksem hepsini sende, yalnızca sende buldum.

Ey nur yüzlü, gül bakışlım…

Eksiklerime rağmen beni sevebilir misin?

Mehmet Yıldırım

İZDİHAM

İzdiham'ın 47. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Büyük bir heyecanla beklediğimiz yeni sayıda ”Yaşar Ercan, Gündüz Vassaf, Gökhan Özcan, Yankı Yazgan, Ali Ayçil, Elif Aşiran, Dilek Kartal, Bülent Parlak, Turan Karataş, Seda Nur Bilici, Ahmet Aslan, Sulhi Ceylan, Sümeyye Dursun, Rümeysa Kocaman, Abdullah Harmancı, Hüseyin Hakan, Cüneyt Gönen, Yasin Kara, Ahmet Enis Gürcan, Akın Akaoy, Onur Bayrak, Bekir Şamil Potur, Enes Aras, Mustafa Toprak, Faruk Sarıkavak, Tuğba Karademir, Halil Ecer, Vedat Milör” gibi isimlerin metinlerine yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın