Mazlum Mengüç, Evlerinin Ögü Yonca

Biraz daha yürürsem anlayacağım;
Neden durakta bekleyen halk kadar
Çiçeklerini nizami sulayan kadınlar da mağlup sayılmaz.
Neden ağzımın kenarında duran kırışıklığın adı susmak
Neden uzak denince konu hep dönüp dolaşıp
ağrıyan yanlarıma gelir
Misal kalp. Misal iyiyim iyiyim.
Sanki göğe baksam anlayacağım;
kuşların da uçmaktan başka çaresi yok.
Öyleyse neden
Hiç geçmeyecek bir kış gibi çıktım karşıma
neden
Her gün sokağa asacak bir yüzle çıkıyorum evden
Halbuki pencerenin önüne kadar yakışıklıyım
Uzaklara dalıp gitmeyecek kadar haklı yani.
Oysa bir kere aklımın ucundan geçsem
taa garbın afakından duyulacak sesim;
Çürüyoruz ey hırçın kalaba
Çürüyoruz ey cem-i mahlukat.
Çürüyoruz ey her şeyi en iyi bilenler.

Biraz daha yürürsem biliyorum, ahlayacağım;
size kanlı bir kalmakla müntehir
dedikoduyla iyi gider bir sondan
Size kemireceğiniz ağız dolusu kemikler
Beni unutturmayacak o çok ahlı hazirandan gelecektim.
Oysa aklım kadar yavaş zaman denilen felaket
Matem evinde bir kahkaha kadar unutkan insan
Üstelik içimden biz de geçmiyor,
içimden sen
içimden hiç bir şey.
Ama yine de neden bir hayret gibi iğreti duruyorum gözlerime
neden ahiret? bütün cehennem içimizde değil mi zaten
doğuda bir annenin dizlerine kakışlı yumrukken hele dünya
Yetim bir çocuğun gözleriyle sorsam bu kez;
Ölüler ölünce nereye gömülür
Kaç kere sıkılır bir yumruk
kaç kere yetim kalmalı insan.

Şimdi ister anla ya da ahla istediğin kadar
Omzundan sarkmaz hiç bir güneş
Almaz hiç bir ah seni
Öyle şiirsel ıslatmaz artık hiç bir yağmur
el içinde salya sümük desen hani, aman vermez hiç kimse.
Desem ki bekle, çekmecesinde sabır taşımaz
Biliyorum, gözlerim kanatsa da kabuk tutmaz göğün
Biliyorum, ölünce geçmez mesela.
Öyleyse
Otur ve sev yangınını dedim kendime.
Ne de olsa
En fazla bir sokağa yetecek kadar yürüyebilirsin.

 

Mazlum Mengüç

İZDİHAM

 

 

İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.
Unutamayacağınız bir sayıyla karşınızdayız.

Edebiyat, edebiyatçılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir diyen İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı.

İlk sayısından itibaren özgün bir tavırla halkın nabzını tutan ve hayatın içinden sesleri sayfalarına taşıyan İzdiham Dergisi 45. Sayısıyla da tüm dünyanın içinde bulunduğu bir tabloya kapağında yer verdi. Türkiye Günlük İnsanlık Endeksi tablosuyla son yaşananlara apayrı bir pencereden bakan İzdiham Dergisi arka kapak tasarımında da yine bir insanlık tablosuyla karşımıza çıktı.

 ‘Artık eskisi kadar yakın olamayız’ temalı İzdiham Dergisinin 45. Sayısında Özer Turan, Rümeysa Kocaman, Gökhan Özcan, Ali Ayçil, Abdullah Harmancı, Güven Adıgüzel, Mehmet Narlı, Bülent Parlak, Seda Nur Bilici, Bekir Şamil Potur, Emine Şimşek, Sümeyye Özbay, Adem Maksatsız, Nurdal Durmuş, Esma Koç, Yaşar Ercan, Ahmet Aslan, Halil Ecer, Ahmet Can, Turan Karataş, Selahattin Yusuf, Onur Bayrak, Berat Karataş, Enes Aras, Gökçe Yüksel, Muhammed Güleroğlu, Mehmet Ercan, Yasin Kara, Hüseyin Hakan, Dilek Kartal gibi edebiyat camiasının önemli isimlerinin yazmış olduğu içerikte kapak kadar çarpıcı metinlere yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın