İsmail Özcan, Anlamadım Her Şey Nagihan Oldu

ta başından biliyordum desem yalan
mahkumdu saçlarının karasına beslediğim hakikat
nasıl da yakışmıştı bahtımın karasına gardiyanlık
nagihan bi isyan patlak verdi bir gece
yalnızdım yine, bastıramadım
işte o isyanın zayiatısın
firari bir duygunun mahsulüsün
ta başından biliyordum desem yalan
sezemedim,
her şey nagihan oldu.

ihtiyaç şeklinde hasıl oldu vuslatın
nasıl da acımasız ağır aksak zaman
her yaraya derman
benim katlime ferman oldu
nagihan bi sızıntı oldu yaralarımdan
bekledim, pıhtılaşmadı, tuz bastım
oynuyordum halbuki sessiz sedasız
kaderin biçtiği rolü
bilmem neden umut sürgünü yedim
ihtiyaç şeklinde hasıl oldu vuslatın
anlamadım,
her şey nagihan oldu.

bir aşk payı yanmak düştü bahtıma
hangi itin rüyası belli olmayan
o şatafatlı gösteriden uzak
yaşıyodum hüsn-ü halimce
nagihan bi saldırı oldu kalp kapakçıklarıma
tüm haber bültenleri kınadı
bu menfur saldırıyı
bense metin oldum şikayetçi olmadım
sabır musluklarını sonuna kadar açtım
ve geçiş törenini izledim gözlerinin
gözlerimin önünden
bir aşk payı yanmak düştü bahtıma
göremedim,
her şey nagihan oldu.

İsmail Özcan
İzdiham

İzdiham 39. sayı çıktı. “Benim içimde biri var. Ne ölüyor, ne sağ bırakıyor.” diyorsanız İzdiham’ı mutlaka okuyun.

İzdiham bu sayısıyla birlikte sinemadan müziğe, edebiyattan psikolojiye kadar birçok alanda farklı bir bakış açısıyla usta ve genç yazarları bir araya getiriyor.

İzdiham, sayıların peşinden değil iyi metinlerin peşinde koşmaya devam ediyor.
Dergimizin 39. Sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın