İlkay Yaprak, Türlü Mavisi

Ahlakla büyütüldü bu diyarda yeşiller,
okundu, söylendi ahlaka boyandı yine de renkler.
adamlar geldi, siyah takım, beyaz araba
bir gün mutlaka diye başlayan sözler
keyfe keder kahve köşelerine sinmiş
batak kokusundan elli bire vurmuş eller
nasırı unuttu ayalar, dizler
bir kadın konuştu;
benim çocuğum gurbette neyler?

asırlık bağlar bağladık gözlerimize
bir atın sırtına yüklenen
yedi düvele nam salan
bilinmez mısralar dolandı dilimize
anne sırtında yün ipek
anne karnında bal petek
çocuklar kimsesiz ağlıyor
kadınlar kocasız yanıyor
erkeklerin elinde bir batak
yanlarında bir eksik etek!

Temsili renklere boyuyorum dilimin kırmızısını
kimse bilmeden
durmadan unutuyorum ellerimin yerini
tutunamayan tırnaklarım var
kedilere yoldaş aklım
duyamadığım şarkıların birer mısrasında
ben nasıl sana vardım?

dur bir tur atayım,
bir zarın dubarasından rızkıma bakayım
toprak ekip, kanatlarımı biçeyim
mısır püskülünden saçlarıma
yılanın zehrinden kanıma akıtayım
kes artık şu gereksiz şarkıyı
bende insanım!

İlkay Yaprak
İZDİHAM

İzdiham 39. sayı çıktı. “Benim içimde biri var. Ne ölüyor, ne sağ bırakıyor.” diyorsanız İzdiham’ı mutlaka okuyun.

İzdiham bu sayısıyla birlikte sinemadan müziğe, edebiyattan psikolojiye kadar birçok alanda farklı bir bakış açısıyla usta ve genç yazarları bir araya getiriyor.

İzdiham, sayıların peşinden değil iyi metinlerin peşinde koşmaya devam ediyor.
Dergimizin 39. Sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın