Halit Ayarcı, Şiir Kritikleri 3

KUCAK

Sabahın en faraz cilvesi

Ağustosa verdiği iki damla su

Ve tüllerine saklanmış yol.

Yeni bir rüzgâr alıp dalgalarını,

Savuracak naftalin dolu sandıklara

Senin alnında kuşlar öpsün çocuk!

Sebilinle böyle koşar adım nereye?

Yazlardan sonra hangi mevsime gidilecek?

Kubbesi çağırıyor

Adının geride bıraktığı kuvveti.

İçindeki nehirler

Emsalsiz tel tel toprağa gem

Hiç bitmedi

Tasından elediği ihlaslar

Bu salaş huzurun rengi

Nisyanın kazandığı hıçkırık sesi.

Sen fatihli zambaklar doğur sinende

Yaprağı menekşelerin tomurculuğunda kaybolan.

Kanadı tutsun ellerinden çocuk

Dağları oyalayan güvercinin.

İstasyonsuz bir garın türküsü ol

Muhabbeti daim..

Âkife Kurt


 

Sn. Akife Kurt

Bir şiirde yapı kurulamazsa dizeler kendi başlarına boşlukta seyrederler, nihayetinde dizeler bir yere gider, şiir de devrilir. Şiirde anlamın pekiştirilmesi, vurgulanması, genişlemesi ve derinleşmesi için yapılan müdahaleler şiiri daha güçlü kılar. Lakin anlamın dağılmasına sebep olacak yapısal gevşeklikler ve dize tercihleri tersi bir etki ile şiiri zayıflatır.

Kucak şiiriniz anlamı değişik dizelerde gezdirip daha sonra belli bir yere taşımıyor. Şiirin kurulduğu dizelerin imgelem üzerinden çoklu çağrışıma imkan veren yapıda olmaları başka bir şey dizelerin ahengi tamamlamak açısından savruluşları başka bir şey.

“Bu salaş huzurun rengi” dizenizde huzuru ‘salaş’ kavramı ile tanımlama biçiminiz huzur kavramının sükunetini ve dinginliğini zedeliyor.

Son olarak “İstasyonsuz bir garın türküsü ol/Muhabbeti daim..” şeklinde biten şiirinizde, “İstasyonsuz bir gar” betimlemesini başarılı bulmakla birlikte türkü ile muhabbet kelimelerinin çağrışımlarının örtüşmediğini söylemek isteriz. Bunun yerine şiirinizde küçük müdahalelerle şiiri “muhabbeti daim” yerine “türküsü daim” diyerek bitirmeniz daha uygun olurdu.

Halit Ayarcı

İZDİHAM

İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.
Unutamayacağınız bir sayıyla karşınızdayız.

Edebiyat, edebiyatçılara bırakılmayacak kadar ciddi bir meseledir diyen İzdiham’ın 45. Sayısı çıktı.

İlk sayısından itibaren özgün bir tavırla halkın nabzını tutan ve hayatın içinden sesleri sayfalarına taşıyan İzdiham Dergisi 45. Sayısıyla da tüm dünyanın içinde bulunduğu bir tabloya kapağında yer verdi. Türkiye Günlük İnsanlık Endeksi tablosuyla son yaşananlara apayrı bir pencereden bakan İzdiham Dergisi arka kapak tasarımında da yine bir insanlık tablosuyla karşımıza çıktı.

 ‘Artık eskisi kadar yakın olamayız’ temalı İzdiham Dergisinin 45. Sayısında Özer Turan, Rümeysa Kocaman, Gökhan Özcan, Ali Ayçil, Abdullah Harmancı, Güven Adıgüzel, Mehmet Narlı, Bülent Parlak, Seda Nur Bilici, Bekir Şamil Potur, Emine Şimşek, Sümeyye Özbay, Adem Maksatsız, Nurdal Durmuş, Esma Koç, Yaşar Ercan, Ahmet Aslan, Halil Ecer, Ahmet Can, Turan Karataş, Selahattin Yusuf, Onur Bayrak, Berat Karataş, Enes Aras, Gökçe Yüksel, Muhammed Güleroğlu, Mehmet Ercan, Yasin Kara, Hüseyin Hakan, Dilek Kartal gibi edebiyat camiasının önemli isimlerinin yazmış olduğu içerikte kapak kadar çarpıcı metinlere yer veriliyor.

Bir Cevap Yazın