Gülşah Ay, Diyelim ölü çocuk ağıdı duydun ağıdın ah!

kulakların nefes alıp veriyor ellerim can çekişircesine ağlarken.
yalnızlığı yazmak istiyorum satır satır,
sonra o satır başında kendimi giyotinin birine feda etmek.
şimdinin sonraya vedası var sevgili çocukluğum.
dünüm bugünümden özür diliyor.
eski şarkıların gözyaşlarını topraklar kabullenmiyor
ve saksı çiçeklerinden süzülen gözyaşlarını tanrı içiyor.
mezarlık çiçeklerine gülü katmak istemezdim küçüğüm,
ellerimde karanfiller büyütmek istemezdim kanımın toprağıyla.
şimdi senden gizlediğim gerçek toprağın altında kemik.
özlemek cesedin birini özlemekse ölümmüş.
bir kesik bilek ağırlığınca sana elimi uzatamıyorum.
boğulduğun havuz kan dolduğundan kanında dondu diyorlar.
kanında donup kanında öldün.
dostların kesik elleriyle sırtına hançerler saplayıp gözlerini oydu.
diyelim yalnız değildin,diyelim gülmelerin ağlamakla karışık değil.
diyelim kahkahalarında çığlık aranmıyor.
son şiirini kaleme almıyor gibi yazıyorsun diyelim.
çocuğum,ellerini gömme.
sırtındaki bıçak yaralarını sar artık,
dilindeki kelepçeyi sök.
ayak bileklerine baba prangasıyla bağlandığın bileklerinden kanlarını dök.
küçüğüm,saçlarını okşayan bir adama inan.
inan.
ma.
yalan değil her şey demek için direniyorum,
ama yalan
kalk dövün şimdi,sonra da özür dilersin dünden bugün için.
sarıl.
ölmüş kedilere sarıl.
karga leşlerini öp,
dudaklarını öp bir kadının,adamın.
ölü çocuklar doğur.
cesaretin yok güzelim,güzel karanfilim.
elini tuttuğun ölünün biri,
dede diye ölüm
ölüm diye Nagehan.
artık ne cesaret,ne umut ne sevgi çocukluğum.
seni öldürdüğüm için özür dilerim.

Gülşah Ay

İZDİHAM

izdiham dergi 42. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın