Gamze Arslan’ın Çerçialan Kitabı Varlık’tan Çıktı

2016 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’ne layık görülen Gamze Arslan, 1986’da Ankara’da doğdu. 2007’de Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümü, 2012’de Ankara Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tiyatro Bölümü Dramatik yazarlık Anasanat Dalı’ndan mezun oldu. Yazıları Felsefe Yazın, Bibliotech, Sahne, Partisyon dergilerinde yayımlandı. İstanbul’da yaşayan Arslan, dramaturgluk ve senaryo yazarlığı yapıyor.

Gamze Arslan’ın Çerçialan ile ilgili görsel sonucu

Gamze Arslan’ın Çerçialan adlı öykü kitabı Varlık Yayınlarından çıktı.

Kitap 70 sayfa olup, 7 güzel öyküden oluşuyor.

Gamze Arslan, sadece insanın insanla ilişkisine değil, çevresindeki her şeyle bağına odaklanan genç bir yazar. Arslan’ın öykülerinde hayvanlar, tarihî yapılar, beden uzuvları ruh ve dil kazanarak bizimle konuşuyorlar. Ama bu öykü dünyasında her ilişki bir düğüm, yalnızlığın sürüklediği bir çıkmaz sokak adeta; okur hep bir sırrın çözülüşüne tanıklık etse de, varoluşun kökenindeki açmazlarla karşılaşıyor.

Örneğin ‘Dudu ve Nimet’ adlı hayli etkileyici öyküsünde bir kadınla ineğin arkadaşlığından yola çıkarak hem ineğin hem ineğin sahibinin hem de çerçinin öyküsünü ustaca iç içe kurguluyor. Öykü sona erdiğinde ise tuhaf bir şekilde kimsenin öyküsüne dönüşmüyor. Geriye bir kahramanın öyküsünden çok bir derdin, daha doğrusu bir açmazın öyküsü kalıyor. Öyküde geçen tüm kahramanlar, hatta inek bile kendi payını alıyor bu varoluş açmazından. Keza, ‘Küf Kokusu Olmalı İnsanda’ öyküsünde de benzer bir durumla karşılaşırız. Kocasını parçalara ayırıp farelere yediren tuhaf kadının, hem kocası hem de komşusuyla olan gerilimli hikâyesini okumayız burada. Apartman aralığındaki farelerin ve küfün kokusunu da alırız. Onlar da kendi dertleriyle öyküye dâhil olurlar. ‘Kasapta Kesik Bir Parmak’ öyküsünde kesik bir parmağın, ‘Bimka’da ise üzerlerine harç döküldükten sonra hayatlarına betonlaşmış bir halde devam eden iki heykelin hikâyesini okuruz. İster heykel ister insan ister ineğin hikâyesi olsun; Gamze Arslan, okurunu her seferinde bir varoluş sorusunun kıyısına yaklaştırıyor.

Bu güzel kitabı okumanızı tavsiye ederim.

Kitaptan Alıntılar

Para olsa ne, elin o parayı sayacak mutluluğu hissetmedikten sonra. (s: 8)

Bir derdim var bin dermana değişmem diye boşa demezler. Acılarını asarlar boyunlarına, nereye gitse oraya taşır, kimi görse gizli diyeceklerini sır gibi tutup, gözlerinin içine bakarak, öyle anlarlar birbirlerinin yaralarını. (s: 9)

Küf korkusu olmalı insanda, küf-ür-etmemeli (s: 22)

Küf korkusu olmalı insanda, küf-üretmemeli. (s: 24)

 

 

 

 

Sami Gören değerlendirdi.

İZDİHAM

 

 

 

 

izdiham dergi 42. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın