4 Aralık 2022

Emine Şimşek ile Röportaj Yaptık

ile ibrahim

Emine Şimşek ile Mosquito yayınlarından çıkan Kendini İnşa Et isimli kitabı üzerine konuştuk.

Emine Şimşek’i şiirleriyle, insanda derin tesirler oluşturan öyküleriyle tanıyoruz. Dolayısıyla senden ilk olarak öykü kitabı bekliyorduk. Neden gençlik kitabı, en çok bunu merak ediyorum.

Bir su testisinin su yolunda ilerlemesinin hikâyesi bu. Yıllardır gençlik çalışmaları içinde olan yazarın yolculuğunun yansıması bir kitap. Benim için de hem beklendik hem de şaşırtan bir nihayet doğrusu.

Kendini İnşa Et, alanında yazılmış bir ilk kitap. Bir yol haritası niteliğinde olan bu özel kitabın fikri nasıl oluştu?

Şu hayatta en çok insanın kendini ‘var’ edişine hayran oldum. İnsanın algılarından olabildiğince arınıp hakikatle yaşayışına, dış dünyanın anlık meseleleriyle değil kendi gündemiyle ilgilenişine, yargılardan sıyrılıp anlama niyetiyle dinleyişine, bir yarayı sarma, bir gönülde güzel iz bırakma gayretine… Bu da ancak okuyarak, izleyerek, hissederek, merak edip öğrenerek, bilgiyi içselleştirip bir hâli kuşanarak mümkün oluyor. Yani, insanın kendini inşa etmesiyle…

Yapmış olduğumuz programlarda kendini oluşturma, kendi mimarı olma derdindeki gençlerin bir rotaya ihtiyaç duyduklarını gördük. Kendini İnşa Et, gençlerin kendini kültürel anlamda geliştirmeleri için bu rotayı gösteriyor. Bu rotada koşturarak değil de sıklıkla durarak, düşünerek, fark ederek, hissederek ilerlemek mümkün. Kilometreleri aşarak değil derinliğe doğru yol kat ederek… Kendini İnşa Et, bir durma, hissetme çağrısı aslında.

Kendini İnşa Et, öyle bir solukta okunacak bir kitap değil; kitapların, filmlerin, rol model olmuş kişilerin, kelimelerin dünyasında bir yolculuk diyebilir miyiz?

Kitabın niyeti gençlerin yoluna ışık olacak bir yol arkadaşı olması. Bu yol arkadaşlığı 52 hafta yani bir yıl sürüyor. Her hafta, gençlerin zihin dünyasını oluşturmasında etkisi olacağına inandığım filmlerden bir sahne, kitaplardan bende anlam oluşturmuş, hayata, insana dair çok şey çıkardığım bir bölüm, tanıdıklarında onlara öğreteceği şeyler olduğuna inandığım bir kişi, sevdiğim kelimelerin benim kalbimdeki anlamı eşlik ediyor. Sonra soruyor kitap, ”Sen bu hafta neler yaptın?” Okullardaki eğitim insanı bir yere kadar getiriyor elbette, ancak insan kendi zihin dünyasını geliştirmek için yaptıklarıyla besleniyor, gelişiyor. Bu bağlamda düşündüren, yeni bir bakış kazandıran, umut olan, harekete geçmeye sevk edecek bir yolculuk bekliyor okuru.

Gençlik kitabı denilmiş ama bence her yaşta insana gösterdiği farklı bir şey var kitabın.

Gençlik bir yaş aralığı değil bir hayal, umut, gayret bana göre. Ben de kültürel bir edim oluşturmak istiyorum, ne okuyayım, ne izleyeyim, ne yapayım diyenler için de öğretici, keyifli, candan bir yol arkadaşı olacaktır Kendini İnşa Et.

Gençlik çalışmaları demişken, sen iyi bir konuşmacısın aynı zamanda. Gençlere yönelik projelerin içinde pek çok konuya dair konuşmalar yaparken görüyoruz seni. Vermiş olduğun seminerlerin temasını nasıl şekillendiriyorsun?

Farkındalıkla yaşanmayan her an insanın kendinin dahi bilmediği kayıp zamanları aslında. Bunu belirli bir bilinç düzeyine ulaşınca anlayabiliyor insan ancak. Bir hikâye anlatılır, bir Zen ustasının cenaze töreninde tabutun ardından binlerce mürit yaşlı gözlerle yürüyormuş. Bir başka Zen ustası, bu manzaraya bakarak şöyle demiş: “Bir canlı ölünün ardından ne kadar da çok yaşayan ölü gidiyor.” Yaşayan ölülerden olmamak için insanın kendi ruhunu tanıması merkezde rol alıyor. Benim yapmak istediğim de, insanın kendini fark edip tanıma serüvenine okuyarak, hissederek, durarak, düşünerek daha erken yaşlarda başlaması. Bu anlamda “Kendini İnşa Et”, “Okumaktan Mana Ne?”, “Ruhum, Nerdesin?” başlıkları altında insanı kendi ruhunu hissetmeye çağırıyorum aslında.

İzdiham

Editör: İbrahim Varelci