Edward Estlin Cummings’ten Bir Şiir

bir palyaço sırıtışını bir maymunun kafatasında
(bir zamanlar güzel dudaklı ve gözleri telaşlı olan)
aynam veriyor bana,bu öğle sonrasında;
bir şekilim ben yiyip çıkarabilen
ölüm tamamen toza toprağa bulamadan önce,
bir korkağım beceriksizce sona ermeyi bekleyen
bu arada her ayrıntıyı es geçen;
boş eldivende bir el izlenimi,
kiralık bir ev,çabucak unutulan bir melodi.
Ben seni hiç sevmedim sevgilim şimdi sevdiğim kadar

bakın bu aptala,Haziran ayında,
bazı yıldızlara ve gezegenlere kulak vererek,
yavaş yavaş yükseldi gergin bir balonda
gittikçe küçülen dünya anlamsızlaşana dek;
onu gözcü yaptı bir okçu(hedefini asla
şaşırmayan)ve bu ya da şu küçük bir oyunla
vurdu düşürdü pilotu,uçuruma
-ve müthiş düştüm ben alacakaranlığın
yeşil oluğundan,ayrılarak bin bir parçaya.
Ben seni hiç sevmedim sevgilim şimdi sevdiğim kadar

tanrının müthiş yüzü,bir kaşıktan daha parlak,
bir ölümcül sözcüğün imgesini biriktirir;
bunun için benim(güneşi ve ayı seven)hayatım
hiç olmayan bir şeye benzer:
bir kafese içinde kuş bulunmayan,
bir tasmaya köpeğini arayan,bir öpücüğe
dudaklardan yoksun;bir duaya dizleri olmayan
ama gömleğimin altında bir şey çarpar kanıtlarcasına
onun ölmediğini,yaşayan bir hiç olduğunu.
Ben seni hiç sevmedim sevgilim şimdi sevdiğim kadar.

Cehennem(en mütevazi halimle benden artacak olan)
aç ateşini!çünkü ben erdim mutluluğuna
küçük bir bayanın yeryüzünün üstünde yukarıda;
hatırlayarak yüzünü,haykırıyorum ona,
ben seni hiç sevmedim sevgilim şimdi sevdiğim kadar

Çeviri: Faruk Uysal, Cummings’ten Seçilmiş 100 Şiir kitabından

İZDİHAM

izdiham dergi 42. sayı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın