Ebrar Sünör, Bir Yağmur Yağsa Hava Rahatlar Aslında

Senin yokluğun içimi baştan sona bölen bir katana sevgilim
Kati suretle öleceğim
Diyorum bazen belki de
daha acısız
Daha tatlı kollarında öleydim
Yokluğun canımı çizer varlığın benimle birlikte
Dünyamı komple kopartıyor yabancı tüccarların mavi ellerinden
Ucuz çin pazarlarına sürülüyor sevdam üç güne kırılıveriyor dikiş yerlerinden
Sevgilim benim güzel bacaklarım var diye kalbimi kırma
Sevgilim benim ruhum kocaman diye içine boşluksuz pis polyesterler tıkma
Çıkış yolu bulamıyoruz diye kendimizi yok etmemize gerek yok
Kimseye yar olamadım yine
Anca çölün ortasında ucsuz bucaksız haziran
Sen mesela biliyor musun ayaklarım hep neden üşüyor
Hipotiroidi menem bir durumdur annen sana anlatır sorarsan
Fiziksel semptomları geç
Seni daha fazla görürsem
Bunu geceleri gelen beş başlı kargaya nasıl izah ederim?
“buğday tarlası ve kargalar” hatırladın mı?
Gogh çizmişti ölmeden beş gün önce kadar
Hatırlama bu saatten sonra vakit geç oldu, anladım, çok uykun var.

Sadede gelelim, bu işler çözülmez eğer sen ellerimi bırakmazsan
Sal beni gideyim çünkü kendimi bir tek yazın açan portakallara anlatabiliyorum
Takdir edersinsin ki onlarda pek turuncu olmuyorlar.

 

 

 

 

Ebrar Sünör

İZDİHAM

 

 

 

 

İzdiham'ın 43. Sayısında sürpriz olarak Malkoçoğlu filminin arka perdesini yazan Cüneyt Arkın, Emmy Ödülü'nün sahibi Haluk Bilginer, en sevdiği türküleri liste halinde paylaşan Selda Bağcan yer alıyor. Birbirinden değerli edebiyatçıların ve edebiyatçı olmaya heves eden yetenekli gençlerin yer aldığı İzdiham inanılmaz güzel bir sayı ile karşınızda. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın