Cenk Gündoğdu, Evin Ateşi

sonra tren geçti ve ben kaldım
uyku bekleyen vagonda
altı fotoğraf, çömelmiş bir cuma
sabıka kaydı, sağlık raporu
arka cebimde ilmuhaber, içi
yüzük dolu bir parmakla
güle açılan kartırnağına baka
kaldım

marttı ya da akşamdı
geliyorduk öpüşmenin kanatlarıyla
bir harfe yaslanmaktan
eğildik

hamsilos koyunda durup, fotoğrafa bakmayı
güvercinlere kanat takmayı
seviyorduk dudaklarımızın örtüsünü

ama olmadı sana bakan benimle

şimdi eşitiz dedik cüzdanımızda ev
dizimize sıçramış güneşatı
darende yağmuru
baktıkça iki göz gibi iç içe
raylara çizili aşk oluyordu her şey
ama imza bu
ağzından aldığım gök
suya değen dilim
gibi durmuyor mendilinde elin

bu uçurum bulaşıcı
bak büyüyor gözü kanlanmış bir
baba gibi gibi ay
aramızdan alalım bu aralığı
gel, evde kağıt var konuşalım dedim

ama olmadı bana bakan seninle

sonra bir dağ geçti ağzında evin ateşi!

Cenk Gündoğdu

İZDİHAM

İzdiham 39. sayı çıktı. “Benim içimde biri var. Ne ölüyor, ne sağ bırakıyor.” diyorsanız İzdiham’ı mutlaka okuyun.

İzdiham bu sayısıyla birlikte sinemadan müziğe, edebiyattan psikolojiye kadar birçok alanda farklı bir bakış açısıyla usta ve genç yazarları bir araya getiriyor.

İzdiham, sayıların peşinden değil iyi metinlerin peşinde koşmaya devam ediyor.
Dergimizin 39. Sayısına BURADAN ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın