Cengizhan Genç’e Sorduk

CENGİZHAN GENÇ,
1992 yılında Sakarya’da dünyaya geldi. Ailesinin tek çocuğudur. 2014 yılında Gazi Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Ayrıca 2013 yılında Çankaya Halk Eğitim Merkezi’nin açmış olduğu aşçılık kursunu başarı ile bitirip okurken yarı zamanlı olarak aşçılık yaptı. Şiirleri daha önce HECE, DERGAH, KURGAN, SİNCAN İSTASYONU, KARAHİNDİBA ve İZDİHAM dergilerinde yayımlandı. Şiirlerini Hece ve Dergâh dergilerinde yayımlamaya devam ediyor.

İzdiham: Niçin yazıyorsunuz?

Bu soruyu cevaplamak aslında oldukça zor. Bir sürü cevap verebilirim bu soruya. Tüm cevaplarımı özetleyecek biçimde bir yanıt vermem gerekirse şöyle açıklayabilirim sanırım: Yazıyorum çünkü hayatımın her evresinde kendimi uçuk bir dünyada düşledim. Fakat ayaklarım bir o kadar da yere sımsıkı basıyordu. Mesela hiçbir zaman kendimi boşluğa bırakırsam belki uçabilirim diye düşünmedim. Kendimi boşluğa bıraktığımı düşlediğimde beynim hemen sinyal verdi, düşüşün çok sert olacak ve canın yanacak, yapma! Fakat gözlerimi kapadığımda kısacık bir anda bile olsa o uçuk dünyaya adım atabiliyordum. Ben büyüdükçe bu dünya silikleşmeye başladı. O uçuk evrenin parçası olmaya devam edebilmek ancak sanatla mümkün oluyordu. Bu yüzden de yazıyorum işte.

İzdiham: Yalnız olduğunuzu düşünüyor musunuz?

Durumu göre değişiyor. Yalnızlık bence tamamen ruh haliyle alakalı bir duygu. Kendimi mutsuz hissediyorsam yalnız da hissediyorum. Ama büyük tabloya baktığımda hayır yalnız olduğumu düşünmüyorum. Orada, hemen yanı başımda beni yalnızlığın korkunç uçurumuna düşmekten koruyan ve daima varlığıyla beni ihya eden biri var.

İzdiham: Edebiyat delilik midir?

Hayır değildir. Aklı başında insanlar sanatla uğraşır, deli olanlar tek düze bir hayat yaşayan ve bu standarttan asla çıkmamak için en ufak bir çabada bile bulunmayanlar.

İzdiham: Sizi özetleyen en iyi cümle nedir?

Oğluyum İbrahim’in, çeyrek asırdır yaşayan.

İzdiham: Sizi yazmak mı daha çok heyecanlandırıyor; yoksa eserlerinizin okunması mı?

Yazmak. Çünkü yazma eylemi gerçekleşirken ben de bizzat orada oluyorum. Okuma eylemiyse yine bireysel ayrı bir eylem ve o eyleme ancak geri dönüş oldukça, eylemin küçük bir parçasına, dahil olabilirim.

İzdiham: Yeni bir kitap yazmayı düşünüyor musunuz?

Evet, her yıl bu düşünceyle haşır neşir oluyorum.

İzdiham: Derin sularda yüzmek mi; yoksa beş yıldızlı bir otelin havuzu mu?

Beş yıldızlı bir otelin havuzu. Derin sular deyince aklıma belgesellerdeki resifler değil dibini göremediğim karanlıklar geliyor.

İzdiham: Yürümek mi makam aracı mı?

Çoğu zaman yürümek. Fakat bir kere de olsa makam aracına binmek güzel olabilir.

İzdiham: Boş zamanınız var mı?

Hem var hem de yok.

İzdiham: Size sorulduğunda en nefret ettiğiniz soru hangisidir?

Yok sanırım.

İzdiham: En sık kullandığınız kelime hangisi?

Bilmiyorum.

İzdiham: Kıskandığınız bir yazar var mı?

İsmet Özel. Gerçi onu kıskanmayan var mı sahi?

İzdiham: Nobel edebiyat ödülü sizin için ne ifade ediyor?

Ödülü bana verirlerse bir şey ifade edebilir belki; fakat şu an için herhangi bir şey ifade etmiyor.

İzdiham: Yazdığınız metnin bitmiş olduğunu nasıl anlıyorsunuz?

Önce metni kendime okur ve kaydederim. Ardından da defalarca dinlerim. Ne zaman ki dinlemekten rahatsız olmam o zaman biter, metnin bitip bitmediğini belirleyen şey çoğunlukla müzikalitesi oluyor benim için, Zeynep Arkan’a buradan selam göndermiş olayım. O olmasa hala müzikalite sorunuyla, müzikalitenin ne olduğuyla cebelleşiyor olurdum.

İzdiham: Okumaktan keyif aldığınız yerli yazarlar var mı?

Mine Söğüt. Dinçer Apaydın ve Sema Kaygusuz, Lâle Müldür.

İzdiham: Türkiye dışında başka bir ülkede yaşasaydınız bu hangi ülke olurdu?

Hiç düşünmedim. Başka bir yerde yaşama isteği hiç duymadım. Ama modern bir ıssız adada yaşam isteyebilirdim gibi geliyor.

İzdiham: Sizi diğer yazarlardan farklı kılan nedir?

Buna yanıt verebilmem için henüz çok gencim.

İzdiham: Çay mı portakal suyu mu?

Portakal suyu.

İzdiham: Okurlarınızla aranızda bir gönül bağı var mı?

Evet.

İzdiham: Yazarlık kurslarına inanıyor musunuz?

Kısmen.

İzdiham: En sevdiğiniz Edebiyat Dergisi hangisi?

Henüz çıkarmadığım ve hiçbir zamanda çıkarmayacak olduğum dergi.

 

 

İZDİHAM

İzdiham'ın 44. Sayısı çıktı. Buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın