Sait Faik’in Yayımlanan İlk Yazısı!
9 Aralık 1929 Milliyet Gazetesi UÇURTMALAR Rüzgar çıktı. Bir çocuk başı gibi oynak, afacan bir rüzgar, Etrafında güneş kadar temiz, ay kadar donuk bir sessizlik […]
9 Aralık 1929 Milliyet Gazetesi UÇURTMALAR Rüzgar çıktı. Bir çocuk başı gibi oynak, afacan bir rüzgar, Etrafında güneş kadar temiz, ay kadar donuk bir sessizlik […]
İnsanlar köprüden geçmediği zamanAcaba köprü düşünür mü?Çamaşır mandalını gözlerinde allayan meczubun geçtiğiniÜsküdar iskelesinin kanapelerinde güneş banyosu yapanıÜsküdar kıyılarının ötesindekiKastamonu, Sivas, Safranbolu… Erzurumu.Burada insanların içinde büyük […]
Hepsinin gözleri güzeldir. Hepsinin canlıyken pulları kadın elbiselerine, kadın kulaklarına, kadın göğüslerine takılmağa değer. Nedir o elmaslar, yakutlar, akikler, zümrütler, şunlar bunlar?… Mümkün olsaydı da […]
Köyün civarını, çiçek açmış şeftalilerin dibinde derileri pul pul çobanlarla dinlenerek, ekseriya, bahar güneşine sarılıp yürüyerek dolaştım. Dağlara türkü söyleyen ufacık çobana: “Karnım aç, yavru” […]
Çocukluğumdan beri haritaya ne zaman baksam gözüm hemen bir ada arar; şehir, vilayet, havali isimlerinden hemen mavi sahile kayar. Robenson Kruzoe’yu okumuşumdur herhalde; unuttum gitti. […]
Gece saat on ikiyi on geçiyor. Taksim’de saatin altında tramvayı bekliyorum. Öyle olmasa, bu kadar ince eleyip sık dokumaya lüzum görmez; vakit gece yarısını geçmişti, […]
sinemadan çıktığım zaman yağmur yine başlamıştı. ne yapacağım? küfrettim. ana avrat küfrettim. canım bir yürümek istiyordu ki… şöförün biri: – atikali, atikali! – diye bağırdı. […]