14 Mayıs 2026

Bilmedin Ağzımda Serkeş Bir Ciğer Tadı, Halil İbrahim Kuruçay

ile izdiham

Doğmamış kızıma..

Yarım kalan bir şiir..

İnsan, bilmediğinin yerlisi olurmuş

doğmamış kızım bana senin gözlerinde gülümserken anladım

anladım bu çağda yolda bulduğu ekmeği nimetten saymayanlar

falanlarla filanlarla yaşayanlar hep mi kötü, 

hep mi çirkin,

hep mi sen gibi gidilecek o güzel gurbet

üstelik senin haberin yokken yetişmeye çalıştığım gölgene ben

dizlerimdeki nasırların anlamını bilmedin sen

bilmedin ağzımda serkeş bir ciğer tadı

bilmedin, 

bilmedin, 

olsun bilmeyecekler,

güneş,

gülümsemeni de bilmeyecekler

onun için artık hayırlısı buymuş demek istemiyorum 

dişlerim ağzımdaki o serkeş ciğerde meyus

gassal musalladaki o karga

ben o kaplumbağa kadar sabırlı değilim

sabrım yok, ben Yusuf değilim, ben Eyyüp değilim 

ben yanmayı dilemiş İbrahim 

iğne ve üsküfün sahibi dedem

biliyorum bu bir yazgı değil

değil, 

değil,

değil,

,

Mezarlıktan çaldığım o papatyanın

yapraklarında bir dilek dilemiştim

anlamı vardı bütün falları inkar eden ben için

papatya falına inandırmıştı beni 

Kuzey yıldızını

Güneşi 

Ve Ayı

Kızım,

Yarım kalan bir şiiri ‘’Zaman’’ tamamlayamaz.