Sacid Fırat, Kitap Dergiciliği Neden Başarısız

 

 

Sacid Fırat, kitap eleştirisi üzerine yayın yapan dergiciliği kaleme aldı.

 

 

 

 

Kitabın metalaşması süreciyle birlikte okura pazarlanması önemli bir mesele olmuştu. Kitap satışını artırmanın en iyi yolu ise pazarlamaya dönük kitap dergileri çıkarmaktı. Aslında kitabı okurla buluşturmayı amaçlarken birden bire kitabı okura pazarlamaya başlayacaktı kitap editörleri, bunu en iyi gazete kitap eklerinde çalışanlar bilir.

Bahsettiğim kitabı amaç değil de araç haline getirenler için tabii, ki bugün bunun dışında bir kitap dergisi görmek imkansız.  Neredeyse her kitap reklama göre tanıtılır oldu bugün, kitap eklerini karıştıranlar iyi bilir durumu.

Kitap dergiciliğinin kitap eklerinden farkı tam da bu reklam tuzağına düşmeden kitabın değerini aktarmaktır.  Virgül dergisi tam da bu işlevi görüyordu, Orhan Koçak gibi duayen bir eleştirmenin çıkardığı derginin estetik niteliği de gözle görünür biçimde ön plandaydı. Yazıların çoğu kitap merkezli, değerlendirmeler ufuk açıcı olabiliyordu.  Virgül’ün kapanmasıyla oluşan boşluğu gazeteler kitap ekleriyle doldurmaya gayret ettiyse de pazarlamanın önüne geçemediler, ve kitap birer meta olarak sayfalarında gezindi durdu.

Virgül’ün Silik Taklidi  

Bugün kitap eleştiri dergisi logosuyla çıkan dergi Ayraç.

Ayraç’ın kitap eleştirileri de zayıfın ötesinde. Sipariş edilen yazıların niteliği gerçekten düşük. Virgül dergisine özenmeye çalışsa da, açık söylemek gerekirse, silik bir kopyası…

Ayraç’ın en büyük sıkıntısı yazı bulamamadır ve iyi bir takip. Bir kitap değerlenmecisi bile yok derginin. Birkaç akademisyenin yazmasıyla derginin kotarılması çok zor. Toplama bir dergi imajı veriyor. Virgül dergisini aşma gayreti de yok dergi yöneticilerinin. Ayrıca güncellik iddiası yok gördüğüm kadarıyla. Bütün bunlar olumsuzluk. Kitap özetleri, övücü sözler, kısa tanıtımlarla kitap dergiciliği formatı yakalanamaz. En başından kitap eleştirisi diyemiyorum, zira değerlendirmelerden oluşuyor. Eleştiri fazla iddialı bir söz Ayraç için. Zaman zaman kitap eklerini andırmıyor değil, yani bir reklam kaygısı da seziliyor. Dediğim gibi derginin en büyük sıkıntısı eleştirmen. Bir eleştirmeni bile yokken nasıl eleştiri dergisi oluverir.

Virgül’ü taklit etseydi belki daha anlamlı bir şeyler ortaya çıkabilirdi, pek çok yazının zorlama olduğu da ortada, sözgelimi  derginin son sayısında yer alan Ali Utku’nun Iris Murdoch yazısı. Akademisyenlerin katkısını almak gerekir ancak bu türden bir yazı değil de daha eleştirel bir bakış açısıyla okurun zihnine katkı sağlayan saptamaları olan yazılara ihtiyaç vardır. Ayrıca kitap takip meselesi çok önemlidir, burada editörün önemsediği kitapların çoğu zayıf çıkan kitaplarla karşılaştırıldığında. Ayraç’ın bir beğenisi var mıdır? Bunca sayıya baktığınızda bunu görmeniz mümkün değil, bundan kastım bir eleştiri dili.

Ayraç olsa olsa kitap tanıtım dergisi olur, ki o bile iddialı bir sıfat. Yabancı gazetelerin kitap eklerine bakın, buradaki bu sığ tanıtım yazılarıyla karşılaştıramazsınız bile.

Kitap dergiciliğinin başarısız olmasının arkasındaki en büyük neden kitabın eleştirel gözle değerdirilmemesidir. Ya da çok sığı argümanlarla kitabın ne kadar iyi, ne kadar kötü olduğu türünden yargı dolu ifadelerin yazıları kuşatmasıdır.  Kitap dergiciliği amatör yazarlarla olabilecek bir iş değildir. Gerçekten alanlarında yetkin, ve yazı tecrübesi olan, ismi olan imzalarla kotarılacak bir yükü, kısa tanıtımcılıkla geçemezsiniz.

Özgün Duruş

 

 

İzdiham

 

 

 

 

 

İzdiham 28 Çıktı. İzdiham 28. Sayısında da yine herkesten farklı, her şeyden özgün, her şeyden daha şiir. 28. Sayı ile İzdiham yepyeni bir yolculuğa daha başladı.  Mustafa Kutlu, Gökhan Özcan, Bülent Parlak, Ali Ayçil, Bekir Şamil Potur, Atakan Yavuz, Berkan Ürgen, Yasin Kara, Çağatay Hakan Gürkan, Dilek Kartal, Onur Bayrak, Eda Tezcan, Seda Nur Bilici, Zeliha Yurdaer, Hakkı Özdemir, Feyza Özcan, İbrahim Varelci, Mustafa Toprak, Muhammed Palewi, Özer Turan, Alper Çeker, Yunus Meşe, Emine Şimşek, Ferhat Toka, Bilge Çiğe, Mücahit Gündoğdu, Sema Evin, Meltem Gülname Kaynar,  Hatice Çay ve Yağız Gönüler hepimiz ölecek yaştayız demeye devam ediyor. İzdiham 28. Sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: