Mühür Dergisi 50. sayı, Fatma Şengil Süzer, O mısralar var ya

Fatma Şengil Süzer hazırladı. O mısralar var ya. 

Kentin orta yerinde bağıra çağıra
soyunup geçtiysem de ruhumu, kim duydu
Ahmet Günbaş
(Mühür, 50)
Böyle kar görmedim fakat
Öfkeyi usul usul beyazlatan içimde
Donarak ölmüş bir ülkenin göğünden
İniyor Ethem’in üstüne.
Serap Erdoğan
(Mühür, 50)
akıp giden nehirlere
yaprağını bırakan bir mevsim gibi
geçtik. öteye, çok öteye.
Yalçın Aydınlık
(Mühür, 50)
Suları solmuş kıyıdan çıkageldiler, kıyıcıydılar:
Kıyıp geçtiler bir mavi şehirde göğe boy saldırdığımız
yarın gülüşlerine. –Böyle bir saldırma görülmemiştir!-
İlhan Kemal
(Mühür, 50)
dedi bin varmış düş yokmuş
dedim hangi rüya bu?
ben sizden de sonra
suyu ve yalnızlığını hesapsız sevdim oysa.
Mustafa Fırat
(Mühür, 50)
iki nokta üst üste…
iki yağmur alt alta.
Bulabilecek misin yazım yalnızlarını
Bir paragraf toprakta…
Esra Elönü
(Mühür, 50)
bütün nöbetlerde uyudum, bütün korkuları içtim
başka başka nefeslerin ağırlığındayım
kötü adımlarına yenildim o kentin
kulaklarımda sesiniz, ah sesiniz…
Kenan Bıyıklı
(Mühür, 50)
fotoğraflarından arta kalan zamanlarımda kitap okuyorum
sen bilmiyorsun.
İlker İşgören
(Mühür, 50)
İçime sekiz renk döktüğün hem şiir hem kalsedon taşı sevgilim
ah, babamdan duymuştum ilk boğulma deriden iplerle!
Serap Aslı Araklı
(Mühür, 50)
bu ağaçtan yapılma
benden olma deftere
her daim seni
                       yazarım
Mesut Aşkın
(Mühür, 50)
ona güler yüzlü bir ceset ver
ne de olsa her ayrılık biraz cinayete benzer
Emre Polat
(Mühür, 50)
taşıdım heyecanla, taşıdım da taşmadım
senden başka adı yok yaşadığım aşkın
Ertuğrul Özüaydın
(Mühür, 50)
İçine kapanmış avlunun
inciten kırgınlığındayız artık
saksı altında unutulmuş anahtar
neyi geri getirir şimdi?
Onur Şahin
(Mühür, 50)
bir cümle daha kuralım, hazırız vedalaşmaya
zaman, hızla geçilen yolların annesi
biliyorum, uğursuzluk diyecekler
arkamızdan dökülen yüzler için. kâbus günleri
yağmurlu taşlar, aklımız bembeyazken
yan yana geçtiğimiz sokaklar
bir kuşun ağzında senli benli
Ömer Turan
(Mühür, 50)
aecenin ayazını yemiş
birkaç sözcük buldum
kapımın eşiğinde
Mehmet Rayman
(Mühür, 50)
Tüm çıkışları kapatmalıyım bu akşam
Tek tek sıvışıp gidiyor yaşadıklarım
Ve birbirinin içinden akan mavi ırmaklar
Kokusunu rüzgâra verin, verin gitsin ne varsa dünden kalan
Selami Şimşek
(Mühür, 50)
o duvarda oturup kendi kirini yalayarak iyileşiyorsun
ve çekirgeler bahçenin dili için geliyor
Aydanur Saraç
(Mühür, 50)
öğrendim nihayet perdesini insanın
araladıkça, ötesi şeffaf karanlık
karılıyor küflü bir maya sol yanıma
Yılmaz Bozan
(Mühür, 50)
hep kemana vuruyor gece
yalnızlığımı fazıldan say…
Pınar Çelik
(Mühür, 50)
Fatma Şengil Süzer
İZDİHAM

 

İzdiham Dergisinin 29. sayısı çıktı.  İzdiham 29. Sayısını hiçbir şey için okumayacaksanız bile 00.05.1965 tarihinde Elazığ Akıl Hastanesi’nde yatan Urfalı bir hastanın Allah’a yazdığı mektup için okuyun!   İzdiham 29. sayıya buradan ulaşabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın