Sezai Karakoç Yazıları

Sezai Karakoç, Balkon

Çocuk düşerse ölür çünkü balkon Ölümün cesur körfezidir evlerde Yüzünde son gülümseme kaybolurken çocukların Anneler anneler elleri balkonların demirinde İçimde ve evlerde balkon Bir tabut kadar yer tutar Çamaşırlarınızı asarsınız hazır kefen Şezlongunuza uzanın ölü Gelecek zamanlarda Ölüleri balkonlara gömecekler İnsan rahat etmeyecek Öldükten sonra da Bana sormayın böyle nereye …

Sezai Karakoç, Kar Şiiri

Karın yağdığını görünce Kar tutan toprağı anlayacaksın Toprakta bir karış karı görünce Kar içinde yanan karı anlayacaksın Allah kar gibi gökten yağınca Karlar sıcak sıcak saçlarına değince Başını önüne eğince Benim bu şiirimi anlayacaksın Bu adam o adam gelip gider Senin ellerinde rüyam gelip gider Her affın içinde bir intikam …

Sezai Karakoç, Liliyar

Bu kuklaların kukla olmadığı besbelli Ne söyledilerse tıpıtıpına gerçek besbelli Altın saçlarını yana atışı yok mu Lilinin Lilinin yağdan kıl çekercesine inanışı Lilinin yağdan kıl çekercesine yaşayışı yok mu Kuklalar titremesin ne yapsın Kuklaların kukla olmadığı besbelli Lilinin çekip gideceği besbelli Lilinin dönüp geleceği besbelli Ekmek ha bakkalın olmuş ha …

Sezai Karakoç, Bir levha asılıdır şâirin alnında: “Satılık değildir.”

Şâir, bir kader cambazlığının adamıdır. O, insanlığın çektiğini ve çekmesi gerektiğini çekecek, fakat bu çekilenlerden ötürü ezilmeyecek ve bu çilenin mâcerâsını, bir kutup kâşifi sabrıyla, hatırasını kaydederken gösterdiği sabırla ve ameliyat başındaki doktordan daha sakin ve soğukkanlılıkla yazacaktır. Acıların kanını sevinçlerle, ihâneti masumlukla, korkaklığı yiğitlikle, hırsızlığı cömertlikle, lüksü riyâzetle yıkacaktır. …

Yeryüzüne Söylenmiş En Güzel Şarkı

 Beyler siz iki kere ikinin dört ettiğini mi zannediyorsunuz hala! Sezai Karakoç yaşıyor diyorum size! YERYÜZÜNE SÖYLENMİŞ EN GÜZEL ŞARKI; Milletim, uyan! Kendine dön! Aslını unutma! Geçmişini bil. İçinden, gerçek aydınlardan kurulu bir kadro çıkar. Çıkar ki, onlar, hem bugününü, hem yarınını kurtarsınlar. Geleceğini, ancak, bilinçli, idealist bir aydın nesil …

Sezai Karakoç’un Son Konuşmasının Metni

Sezai Karakoç’un 10 Mayıs tarihli son konuşmasının metni. Kısa bir medeniyetler tarihi ekseninde İslam’ın yeniden dirilişi için yol gösterici bir metindir. Fert ve toplum olarak; meseleler karşısında takınmamız gereken tavır ne olmalı, bunu nasıl gerçekleştirebilirizin anahtarı mahiyetinde.  ADALETİN TEMELİ NEDİR Adalet mülkün temelidir. Hadis-i Şerif malum, evet bir toplumun yaşantısında, …

Sezai Karakoç, Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine

Gelin gülle başlayalım atalara uyarak Baharı koklayarak girelim kelimeler ülkesine Bir anda yükselen bir bülbül sesi -Erken erken karlar ortasında Güneş dönmüş ışık saçan bir yumurta- Bana geri getirir eski günleri …Paslanmış demir bir kapı açılır Küf tutmuş kilitler gıcırdarken Ta karanlıklar içinde birden Bir türkü gibi yükselirsin sen Fısıldarım …

Yitik Cennet Kitabından Seçilen Bölümler

“Bir cennet bağışlanmıştır insana. Ve cennetinin koruyuculuğunu yapma onurundan da mahrum bırakılmamıştır insanoğlu. Ne büyük bir onurdur.” “Romalı ezerken mahkûmdur. Beriki ezilirken özgür.” “Babil esaretlerinden beri sanki Kudüs hep düşüyordu.” “Ama seslenileni, anlamı öldüremeyen, sesi ve sesin sahibini öldürmeye kalkar.” “Devlet, öylesine var oldu ki yok diyebilirdiniz.” “İnsanoğlu nasıl ki …

Sezai Karakoç’tan Yunus Meşe’nin Seçtikleri

Sezai Karakoç’un İSLAM TOPLUMUNUN EKONOMİK STRÜKTÜRÜ kitabından Seçilen Bölümler *İslam, batı medeniyetinden ayrı bir medeniyet olarak ele alınmadıkça gerçeğine varılamayacak bir realitedir. Kavramları, tanımları,deneyleri yine kendinden çıkarılabilir. Batı sınırlamaları ve muhtevalarıyla İslam realitesinin üzerinde yapılacak  soyutlamalar,İslami değil,ancak,batı doktrinlerinin İslam’ı nasıl gördüğünü ve gösterdiğini tespite yarar. (sayfa10) *Batılı ve komünist iktisatçı …

Sezai Karakoç, Ötesini Söyleyemeyeceğim

kırmızı kiremitler üzerine yağmur yağıyor evimizin tahtadan olduğunu biliyorsunuz yağmur yağıyor ve bazı tahtalar vardır suyun içinde gürül gürül yanan dudağımı büküyorum ve topladığım çalıları bekçi halilin kız kardeşinin oğluna ait daha doğrusu halasından kendisine kalacak olan arsasındaki yıkık duvarın iç tarafına saklıyorum hiç kimsenin bilmesine imkan yok imkan ve …

Sezai Karakoç, Alınyazısı Saati

I Ve Kudüs Şehri. Gökte yapılıp yere indirilen şehir. Tanrı şehri ve bütün insanlığın şehri. Altında bir krater saklayan şehir. Kalbime bir ağırlık gibi çöküyor şimdi. Ne diyor ne diyor Kudüs bana şimdi Hani Şam´dan bir şamdan getirecektin Dikecektin Süleyman Peygamberin kabrine Ruhları aydınlatan bir lâmba İfriti döndürecek insana: Söndürecek …

Sezai Karakoç, Bahçe Görmüş Çocukların Şiiri

İlkin sakin kiraz bahçeleridir andığım eski günlerden Şehrin çocuklara mahsus kaydıraklardan olduğu Fi tarihinde kutsal sözleri kale almadıkları için Harap bırakılmışlar tabiatüstü güçlerle Bir kere elime aldım mı çocukluğumu Üstüne kerametler yazılı derilerde Geleceği bildiren derilerde Başlar yeni bir mantığın bağbozumu Paganini bakışıyla ölümü inkar eden Anneleri şaşırtan çocukları büyüleyen …

Sezai Karakoç, Hızırla Kırk Saatten

Sezai Karakoç şöyle diyor: Bir kentten daha geçtim / Pirinçleri yakıyorlardı… Ey yeşil sarıklı ulu hocalar bunu bana öğretmediniz Bu kesik dansa karşı bana bir şey öğretmediniz Kadının üstün olduğu ama mutlu olmadığı Günlere geldim bunu bana öğretmediniz Hükümdarın hükümdarlığı için halka yalvardığı Ama yine de eşsiz zulümler işlediği vakitlere …